Elbette, her kim olursa olsun, insanların eleştirilerine, azarına maruz kaldığında kendini iyi hissetmeyebilir. Ama ben, o kızan insanların yüzünde aslanlardan, timsahlardan, ejderhalardan daha korkunç bir hayvanın gerçek doğasını görürdüm.
Normalde o gerçek doğalarını gizliyorlardı belki, ama bir seyler vesile oluyordu. Söz gelişi, kırda miskin miskin yatan bir ineğin, aniden kuyruğunu kamçı gibi sallayarak karnına konan at sineğini öldürmesi gibi; aniden o insanların gerçek yüzlerini, kızgınlıklarıyla birlikte açığa vurmalarını görünce, tüm saçlarım dikleşmiş gibi bir ürperti hisseder, bu gerçek doğanın insanın yaşamını sürdürmesinde gerekli bir yetenek olduğunu düşününce de, tamamen ümitsizliğe kapılırdım.