Fırat DOĞAN

Fırat DOĞAN
@FIRATDOGAN
Sevdiğiniz çiçek milyonlarca yıldızdan yalnız birinde bile bulunsa yıldızlara bakmak mutluluğunuz için yeterlidir. Küçük Prens
Şeyh Said İsyanı
… Mebuslardan oluşan ve kararları temyiz edilemeyen İstiklal Mahkemeleri'nin büyük bir hızla gördüğü duruşmalarda Şeyh Sait başta olmak üzere isyanın birçok lideri idam edilmiştir; kalemi kırılanların sayısı toplamda 420'yi bulmuştur. Aynı mahkemeler, dönemin tek muhalefet partisinin bölgedeki şubelerini isyana el altından destek vermekle suçlayıp kapatmaktan da geri durmamıştır…
Sayfa 331 - Mundi Kitap·Kitabı okudu
Tarih
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Bir hainin portresi…
… İsyanın liderliğini Zaza Kürtlerinden bir tarikat lideri olan Şeyh Sait yapmaktadır. İsyancıların arasına bağımsız bir Kürdistan hayali kuran bazı ayrılıkçı kimseler karışmışsa da, isyan esasen dinî bir nitelik göstermektedir. İsyan, hilafetin kaldırılmasına, şeyhülislamlık makamının ilga edilmesine ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu gibi radikal reformlara bir tepki olarak çıkmıştır. Şeyh Sait'in dağıttığı bildirilerde halk sürekli halife adına isyana çağırılmaktadır. Şeriattan bahsedilmekte, İslamla alay edildiğinden, İslamiyetin esaslarının değiştirildiğinden, din erbabına savaş açıldığından dem vurulmaktadır. Mustafa Kemal ve arkadaşları dinin temel hükümlerine aykırı hareket etmekle ve hatta Allah ve Peygamber'i inkâr etmekle suçlanmaktadır. Böylelerinin "mal ve canlarının şeriat-ı garra-yı Ahmediyye'ye göre helal" olmasından doğal ne vardır?…
Sayfa 329 - Mundi Kitap·Kitabı okudu
Tarih
Yunus Nadi: Osmanoğullarının bir p.çi olan Vahdettin…
Bu sırada Vahdettin de sürgünde rahat durmamaktadır. San Remo'da verdiği bir röportajda halifelikle padişahlığın ayrılmasına rıza göstermediğini altını çizecek ve Ankara'daki müfritlerin karşısında İstanbul'u terk edişini Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicretine benzetecektir. Bu tabloda Ankara'dakilere de Mekkeli müşrik olmak düşmüştür. Bu röportajın Ankara'da yarattığı tepkiyi Yunus Nadi'nin Yeni Gün'ünün satırlarında görmek mümkündür: "Osmanoğullarının bir p.çi olan Vahdettin'i masum hayvanlara benzetmenin bile küfür olduğundan dem vuran yazının başlığı, son Osmanlı padişahını İngiliz ajanlığıyla suçlamaktadır. Görüldüğü gibi, yüz sene önce de Türk basınında gürültü kaliteye ağır basmaktadır.
Sayfa 299 - Mundi Kitap·Kitabı okudu
… cumhuriyetin ilanı aslında sembolik bir harekettir. Saltanatın kaldırıldığı bir ortamda rejimin türü zaten cumhuriyet olmalıdır, ki o dönemki Meclis konuşmalarında da bu sıklıkla dile getirilmiş, aslında doğmuş bir çocuğa isminin şimdi veriliyor olduğunun altı çizilmiştir. 29 Ekim'de olan, bir cumhuriyet ilanından çok, bir reisicumhur makamı ihdasıdır. Yeni devletin başının kim olacağının kesinlikle belirlenmesidir ve esas tartışma hem bu makamın oluşturulması hem de bu makama verilecek yetkiler üzerinedir…
Sayfa 296 - Mundi Kitap·Kitabı okudu
Tarih
Hilafet dini bir kurum mudur?
… Hilafet ile ilgili kamuoyunda rağbet gören, birçok yanlış vardır. İlk olarak, kökeni itibarıyla hilafet dinî bir kurum değildir; İslam devletinin hükümdarlarına verilen bir unvandır. Harunü'r-Reşid'in ya da Muaviye'nin hiçbir dinî ağırlığı yoktur. Zamanla İslam topraklarına dışarıdan gelen paralı askerlerin kurduğu hanedanlar egemenliklerini ilan edince, Abbasi halifeleri sembolik olarak tanınmaya devam etmişse de, papa gibi bir din adamlığı söz konusu değildir. Hilafetin Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlılara geçtiği de sonradan uydurulmuş bir tevatürden ibarettir; halife 16. yüzyılda artık birçok hükümdar tarafından serbestçe kullanılan bir unvan haline gelmiştir. Hilafetin tekrar mana kazanması, Avrupa emperyalizmine karşı, bir kısmı Kırım gibi eski Osmanlı topraklarındaki Müslümanların yüzlerini İstanbul'a dönmesiyle ve II. Abdülhamit'ten itibaren Bab-ı Ali'nin Panislamist politikalar benimsemesiyle gerçekleşmiştir…
Sayfa 294 - Mundi Kitap·Kitabı okudu
Tarih