Fırat DOĞAN

Fırat DOĞAN
@FIRATDOGAN
Sevdiğiniz çiçek milyonlarca yıldızdan yalnız birinde bile bulunsa yıldızlara bakmak mutluluğunuz için yeterlidir. Küçük Prens
İsmet Paşa’nın Lozan’daki taktik hatası
… Musul hususunda ise İngiltere çok ısrarcı olmuş ve savaşı göze alacağını göstermiştir. Tüm barışı tehlikeye atıp Yunanların yanı sıra bir de İngiltere ile savaşa girmek, maceraperestlikten başka bir şey olmazdı. Sadece Mustafa Kemal ile İsmet değil, Rauf, Fevzi, Kâzım, herkes bu fikirdedir. Ancak burada İsmet Paşa'nın bir taktik hata yaptığı da vakidir. İlk başta Curzon, uzlaşma olarak kendisine iki teklif yapmıştır. Bunlardan birincisi, Musul'un kuzeydoğu ve doğusundaki dağlık bölgeler, Tevendis, Köysancak ve Süleymaniye'nin Türkiye'ye bırakılmasıdır. Ancak, Tevfik Bıyıklıoğlu, Süleymaniye'nin dağlık olmasını bahane edip bu teklifin reddine Paşa'yı ikna etmiştir. İkinci teklif, petrolden pay vermektir. Fakat bu da tüm vilayetin Türkiye'ye verilmesi ve İngiltere'nin Musul petrollerinden hak alması karşı teklifi ile reddedilmiştir. Sonuçta üç sene sonra Musul'un komple İngiltere'ye bırakılacağı düşünüldüğünde bunlar kaçırılmış fırsatlar gibi gözükmektedir.
Sayfa 268 - Mundi Kitap·Kitabı okudu
Tarih
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Lozan bir zafer mi, hezimet mi?
… Kamuoyunda çok tartışılan Lozan'ın bir zafer mi, hezimet mi olduğu sorusu fazla basit bir değerlendirmeyi davet etmektedir. Lozan ne bir zafer ne bir hezimettir. Musul ve Boğazlar konusunda bazı tavizler verilmek zorunda kalındıysa da, kapitülasyonları kaldırtarak ve azınlık hakları nedeniyle içişlerine karışılmasının önüne geçerek, Ankara Osmanlıların yüzyılı aşkın süredir yapamadığını yapmış ve yeni devletin adli ve mali bağımsızlığını güvence altına almıştır. Bunun önemini abartmak mümkün değildir. Trakya ve İstanbul'un savaşılmadan geri alınması da önemli bir başarıdır. Zaten bu antlaşmayı imzalamanın alternatifi de tekrar savaşa girmekti, ki Türkiye'nin böyle bir yükü ne kadar kaldırabileceği de tartışmalıdır…
Sayfa 267 - Mundi Kitap·Kitabı okudu
Tarih
24 Temmuz 1923 LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI
… Türkiye'nin kırmızı çizgisi sanıldığı gibi Misak-ı Milli değildir, ki sonunda zaten Batı Trakya, Süleymaniye, Kerkük ve Musul diğer devletlere bırakılacaktır. Daha önce de Batum'dan vazgeçildiğini hatırlatalım. Demek ki Misak-ı Milli'yi "uğrunda her şey feda edilecek bir namus meselesi" değil de, etrafında kenetlenilecek bir slogan olarak görmek daha yararlı olacaktır. Türkiye'nin kesinlikle kabul edemeyeceği şeyler adli ve mali kapitülasyonların devamı, Boğazlar üzerindeki egemenlik hakları ve doğu sınırında bir Ermeni devleti kurulmasıdır. Görüşmelerdeki tüm sıkıntılar buradan çıkmıştır ve İngiltere'nin çok üzerinde durduğu Musul gibi sorunlarda gerekli tavizler bilatereddüt verilmiştir…
Sayfa 265 - Mundi Kitap·Kitabı okudu
Tarih
… Üzerinde karar verilmesi gereken başka önemli bir konu da bu barış konferansının nerede toplanacağıydı. Ankara, İzmir'de toplanmasını istiyordu; ancak sonunda İsviçre'nin Lozan kentinde toplanmasına rıza göstermek zorunda kaldı. Bu, ileride çok baş ağrıtacak bir karardı; zira Türk delegelerinin başı İsmet Paşa'nın Ankara ile yaptığı tüm telgraf görüşmelerinin İngiltere tarafından okunması sonucunu doğuracaktı. O zaman Avrupa ile Ankara arasında iki telgraf hattı mevcuttu ve bunlardan biri İngilizlerin, diğeri de Fransızların elindeydi…
Sayfa 264 - Mundi Kitap·Kitabı okudu
Tarih
… Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk fırkası aslında sanıldığı gibi Halk Fırkası değildir. Mustafa Kemal'in Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ni bir fırkaya dönüştürmesinden üç ay önce, Nezihe Muhittin ve "kız kardeşleri”, Kadınlar Halk Fırkası'nın kurulduğunu duyuruvermişlerdir. Üst düzey memur bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen Nezihe Muhittin, kızlara mahsus okullarda hocalık ve idarecilik yapmış bir figürdü. Türk kadınının toplumda daha görünür bir yere sahip olması gerektiğini savunan yazılar kaleme almaktaydı. İşte şimdi bu fikirlerini eyleme geçirmek için bir fırka kurmuştu…
Sayfa 258 - Mundi Kitap·Kitabı okudu
Tarih