… Kurtuluş Savaşı boyunca Meclis'in çoğunluğunu genelde yanında bulmuştu, ancak bu destek herhangi bir hiyerarşik yapıya dayanmıyor, daha çok kendi kişisel karizmasına yaslanıyordu. Aklındaki köklü reformları yapabilmek için iyi belirlenmiş bir siyasi programa, ardından da bu siyasi programı uygulayabilecek bir örgüte ihtiyacı vardı.
İşte bunu gerçekleştirmek için yeni bir fırka kurulmasından bahsetmeye başlamıştı bile. Fırkanın kuruluşundan evvel, hareketin siyasi ilkelerinin belirlenmesi şarttı. İşte bu ilkeleri belirlemek ve seçimden sonra taraftarlarının domine edeceği kesin olan İkinci Meclis'te neler yapılacağını ilan etmek için 8 Nisan 1923'te Dokuz Umde'yi yayımladı.
İlk umde, yani ilke, egemenliğin kayıtsız şartsız mil milletin olduğunun ve bu milleti yalnızca Büyük Millet Meclisi'nin temsil ettiğinin bir kez daha altını çizerek adeta 29 Ekim'in müjdesini veriyordu. İkinci ilke, saltanatın kaldırılmasının geri dönülmez bir karar olduğuna işaret etmekteydi. Son maddede mali, iktisadi ve idari bağımsızlığa aykırı bir barışa razı gelinmeyeceği de belirtilmişti…