Fırat DOĞAN

Fırat DOĞAN
@FIRATDOGAN
Sevdiğiniz çiçek milyonlarca yıldızdan yalnız birinde bile bulunsa yıldızlara bakmak mutluluğunuz için yeterlidir. Küçük Prens
… Büyük Millet Meclisi defalarca padişaha kendisini tanıması ve hükümetten elini eteğini çekmesi çağrısında bulunmuştur. Eğer bu teklifleri kabul etseydi, Vahdettin'in sembolik kalacak bir saltanatı kurtarma ihtimali vardı. Ancak, Sakarya Meydan Muharebesi kendisine karşı bakışın tamamen negatifleşmesiyle sonuçlanmıştır. Meclis zabıtlarına üstünkörü bir bakış bile, padişahın ihanetinden ve milletin artık saltanat istemediğinden sıklıkla bahsedildiğini görmeye yetecektir. Spesifik bir örnek istenirse, 1922 Şubatı'nda Hariciye Vekili Yusuf Kemal Tengirşenk'in Avrupa'ya giderken uğradığı İstanbul'da kimseye haber vermeden padişahla görüşmesine Meclis kürsüsünden getirilen ağır eleştirilere başvurulabilir…
Sayfa 149 - Mundi Kitap·Kitabı okudu
Tarih
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ferman padişahın, dağlar bizimdir( Milli Mücadele Ruhu)
Kuva-yı Milliyecileri isyankâr konumuna düşürmek isteyen Damat Ferit Paşa, Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi'ye beş fetva çıkarttırdı. İlk fetvada Halife Vahdettin'e karşı çıkanların, yani her ne kadar ismen zikredilmemiş olsalar da, Mustafa Kemal liderliğinde örgütlenen Milli Mücadelecilerin katli- nin vacip olduğu belirtiliyordu. İkinci fetvada eline silah alabilecek herkesin Vahdettin için savaşması gerektiğinin altı çiziliyordu, ki aynı günlerde bir Kuva-yı İnzibatiye Ordusu'nun kurulduğu düşünülürse bu fetvayı bir bağlama oturtmak daha da kolay olur. Üçüncü fetva halifenin tarafını terk edenlerin ya da firar eden askerlerin öteki dünyada karşılaşacağı zorluklardan dem vuruluyor, dördüncü fetvada ise isyancılara karşı gelmenin bir gaza olduğundan bahsediliyordu. Son fetvada da gene halifenin emirlerine karşı çıkanların cezalandırılacağından bahsediliyordu.
Sayfa 142 - Mundi Kitap·Kitabı okudu
Anadolu’nun ortasında yalnız bir bozkurt!
… İngilizlerin aldığı bu işgal kararı, aslında çok büyük bir stratejik hataydı. İstanbul hükümetinden bağımsız bir direniş yaratmaya ça lışan Mustafa Kemal, başından beri en yakınındakileri bile ikna ede hâlâ İstanbul'dan medet umuyor Başkentten örgütlenecek bir direnişin başarıya ulaşacağını düşünüyorlardı. Onlara göre problem Vahdettin değil, Damat Feriť ti. Tüm kısa görüşlü isyancılar gibi faturayı monarka değil, onun sorumsuz vekillerine kesiyorlardı; ortada sisteme getirilmiş bir eleştiri, alternatif bir düzen vizyonu yoktu. Bu çerçeve içinde, Mustafa Kemal'in yapabileceği tek şey, sessizce gücünü artırmak ve kontrolün tamamen eline geçeceği günü beklemekti. Ancak, İstanbul'un araya girmesi sürekli kendisini sekteye uğratıyordu. Tam Damat Ferit hükümetini düşürüp anayasaya aykırı bir şekilde seçim yapmamakta direnen padişahı dize getirmişken, meclisin İstanbul'da toplanması planlarını altüst etmiş, buraya seçilen vekilleri uzaktan kontrol etme girişimleri de hüsranla sonuçlanmıştı. Yolladığı vekiller otonom bir grup adını bile kendilerine çok görecekler ve Mustafa Kemal yerine padişahın namzetini meclisin başına getirmekte hiçbir beis görmeyeceklerdi. İşte, başkenttekilerin umurunda bile olmayan Anadolu'nun sıradan bir şehrinde, cebinde üç-beş kuruş para, yanında güvenebileceği kimse yokken, bu yalnız vizyonerin çırpınışlarına en büyük desteği, İstanbul'u resmen işgal edip mebusları tutuklayarak, istemeden de olsa İngilizler verecekti.
Sayfa 136 - Mundi Kitap·Kitabı okudu
Tarih
10 Ocak 1920 Hâkimiyet-i Milliye’nin İlk Sayısı
… Kurtuluş Savaşı aynı zamanda bir propaganda savaşıdır. 600 küsur yıllık bir hanedana rağmen Anadolu'da bir avuç komutan ve sivil idarecinin kendi inisiyatifleriyle başlattıkları bu mücadelenin amacının, çoğu okuma yazma bilmeyen tüm halka olmasa bile, en azından okumuş elitlere anlatılması elzemdir. Bu amaçla daha Sivas günlerinde İrade-i Milliye diye bir gazete çıkarıldığından bahsetmiştik. Mustafa Kemal ve Heyet-i Temsiliye'nin Ankara'ya yerleşmesinin ardından, bu gazete 10 Ocak tarihinden itibaren Hâkimiyet-i Milliye adıyla çıkmaya başlamıştır…
Sayfa 122 - Mundi Kitap·Kitabı okudu
Tarih
Milli Mücadele’nin kırılma anlarından biri
… Bu kritik noktada Kâzım Karabekir'in özverili davranışı hem Mustafa Kemal'in hem de Milli Mücadele'nin kaderini değiştirmiştir. Erzurum'daki kolordunun kumandanı Karabekir Paşa istese Mustafa Kemal'i tutuklayabilir ve İstanbul'a yollayabilirdi. İstifasının ardından Mustafa Kemal'in çevresinde ufak da olsa bir çözülme yaşanmaya başlanmıştı bile. Örneğin Miralay Kâzım Dirik, artık asker olmadığına göre kendisinin yanında çalışamayacağını belirtmiş ve evrakları kime teslim etmesi gerektiğini sormuştu; yani Paşa'yı yüzüstü bırakmıştı. Karabekir Paşa kendisini görmeye geldiğinde, Mustafa Kemal herhalde birçok ihtimali aklından geçiriyordu. Her şey başlamadan bitecek miydi? Karşısında selam durup kolordusu ile birlikte sonuna kadar emrinde olduğunu söylediğinde, kendisine derin bir "oh" çekmekten başka yapacak bir şey kalmamıştı…
Sayfa 108 - Mundi Kitap·Kitabı okudu
Tarih