… "Yedi yüz senelik minareler, mavi semalarıyla bize baktığı bu günlerde Osmanlı bayrağı, Osmanlı halkı için can vermekten çekin- meyeceğimize yemin ediniz." Halide Hanım miting alanındaki ruhu çok güzel özetlememiş midir? Üç yıllık çetin bir mücadele sonunda Milli Mücadele'nin zafere ulaşmasıyla, o gün bu yemini edenler alınları açık ve başları dik olarak geleceği inşa etmeye başlayacaklardır…
… İleride de görüleceği gibi, Mustafa Kemal'in ulus sathında bir direniş örgütlemesi oldukça zor olmuştur ve buradaki tek engel Vahdettin ile Damat Ferit ikilisi değildir. Beraber yola çıktığı insanlar bile yeri geldiğinde çok ileri gittiğini iddia edecek, birçok kez de onu yalnız bırakacaktır. Frenklerin deyimiyle "kutunun dışında düşünmek" herkesin başarabileceği bir şey değil gibi durmaktadır.
… 19 Mayıs'ın özelliği, birbirinden habersiz ve de bağımsız yerel direniş örgütlenmelerini birleştirecek bir ulusal hareketin planını yapan kişinin Anadolu'ya adımını atmasıdır…
… Anadolu'ya ilk çıkan paşa da Mustafa Kemal değildir; Ali Fuat Cebesoy XX. Kolordu'nun, Kâzım Karabekir ise Erzurum'daki XV. Kolor du'nun başına geçmek için kendisinden önce Anadolu'ya ayak basmışlardır…
… Sivas Kongresi'ni basmaya bile çalışacaklardır. İstanbul resmen işgal edilip son Osmanlı meclisi İngilizler tarafından dağıtıldıktan sonra dahi, Ankara'daki Meclis etrafında örgütlenmiş Milli Mücadele'ye karşı İngilizlerin de desteğiyle bir ordu oluşturmaktan kaçınmayacaktır Vahdettin ve Damat Ferit ikilisi… Vahdettin ve Damat Ferit hep Mustafa Kemal ve Milli Mücadele’ye muhalif olmuşlardır. Bu açıdan Mustafa Kemal’in ordu müfettişliğine atanması yaptıkları büyük bir hatadan başka bir şey değildir…