"O, barların bangır bangır gürültüsü yerine halk kütüphanesinin sessizliğini tercih ediyordu. İstisnasız her gün öğle saatini kütüphanede geçiriyordu. Doymak bilmez bir iştahla sürekli okuyan Guila duvarları kitap kaplı büyük okuma salonlarının sayfa seslerinden başka bir şeyin duyulmadığı atmosferini seviyordu. Orada içini huzurla dolduran neredeyse dinsel ve mistik bir ibadet havası vardı."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Atölyede çalışan bu kadınlar işlerinden çok daha fazlasını paylaşıyorlardı. Gün boyu, elleri işleme tabi tuttukları saçlarla meşgul olurken bir yandan da erkeklerden, hayattan, aşktan konuşuyorlardı."
"Caddelerde esen rüzgar yüzüne ve gözlerine çarpıyordu. Pazar yerine vardığında burnuna gelen narenciye ve zeytin kokuları genzini yaktı. Üzerinde denizden yeni çıkmış sardalya ve yılan balıklarının sergilendiği bir tezgahın önünden geçti."
"Smita bir 'Dalit'ti'. Gandi'nin 'Tanrının Çocukları' olarak adlandırdığı sınıftan...Kast dışı, sistem dışı, her şeyden dışlanmış olan sınıftan... Ayrı bir türe ait, diğerlerine yaklaşamayacak kadar kirli, tıpkı buğdaydan ayrılan saman gibi değersiz bir pislik olarak toplum başına itilmiş..."