"Teklifsiz gidilmeyen bir komşuya ve uzun zamandır ziyaret edilmemiş bir ahbaba gitmek üzere...bir çocuk gönderirlerdi. Çocuğa ne diyeceği iyice belletilirdi. Çocuk tam öğretildiği şekilde 'bir maniniz yoksa annemler size gelecek.' derdi. Aslolan cevap ev sahibinin çocuğa 'buyursunlar' denmesiydi."
"70'ler tutumluluk çağı olduğu kadar, aile bağlılığı yıllarıydı. Çocuk terbiyesinde özgürlük ve bireyselleşme değil, itaat ve disiplin esastı...Aile bağı kuvvetli olan evlerde herkesin kendi başına, istediği zaman yemek yemesi söz konusu olmazdı. Herkesin canı istediği zaman kendi başına yemek yediği evlerde bereket olmadığına inanılırdı."
"Kolektif bir hayatın bütün unsurlarıyla sürdüğü, tek kişinin yaşadığı evlerin garip karşılanmak şöyle dursun, görülmesinin bile yaygın olmadığı o yıllarda, küçük şehirlerde arkadaşlık hem duygusal bir eğitim, hem kolektif hayata ayak uydurmanın, adeta kendiliğinden yürüyen bir parçasıydı."