Feyza

Feyza
@FNT_
Şeytanın kalbi mesken etmesine engel olan şey Allah’ı anmaktır. Zikrin gerçek anlamda kalbe yerleşmesi ancak kalbin takvayla imar edilmesinden ve kötü niteliklerinden arınmasından sonra olur.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kişisel bütünlüğün üç düzeyi vardır
1. Özü, Sözü Doğru Olmak - İç dünyasının farkında olmaya özen gösterir. Bunun en güzel örneğini sürekli niyetinin bilincinde olmasında görürsünüz. Tüm duygularının (kızgınlık, mutluluk, kaygı, korku) beklentilerinin, tabii en önemlisi niyetinin yani niçin bir şeyi söylemek ya da yapmak istediğinin farkındadır. - Ağzından çıkan sözün, iç dünyasındaki duygu ve düşüncelerle ters düşmemesine, onları geçersiz, sahte, yok durumuna düşürmemesine özen gösterir; eğer öfkeli ise mutlu imiş gibi konuşmaz. Farkında olduğu her şeyi hesaba katarak niyetinin doğrultusunda konuşur. - Eylemi sözü ile, sözü de iç dünyası ile uyum içindedir. 2. Değerler ve İlkelerle Ahenk İçinde Yaşamak 3. Bir Duruş İçinde Olmak
İhtiyaç ve temel besin miktarını aşan her türlü birikim şeytanın yuvasıdır.
Ameller bir basiret ve marifetten sonra gelmelidir. Basiret ise teemmül ve dinginliğe ihtiyaç duyar. Acele ise bunu engelleyen bir durumdur. İnsan, acele ettiği esnada şeytan kendisine fark ettirmeden ve hiç ummadığı bir yerden şerrini ona ilka eder. 
Çok yemek yemekte yerilmiş altı tane özelliğin olduğu söylenir: Birincisi kalpten Allah korkusunun gitmesi. İkincisi insanlara şefkat duyma hissinin kalpten gitmesidir, çünkü herkesi kendi gibi tok sanar. Üçüncüsü ibadetlerin kendisine zor gelmeye başlaması. Dördüncüsü hikmetli sözlerdeki inceliği duymaması. Beşincisi hikmetli söz ve vaazlarla konuştuğunda insanlarda bu sözlerin yer etmemesi. Altıncısı kendisinde hastalıkların peyda olmasıdır.