FNC

FNC
@FTMNRCSKN
Puan vermedi·363 syf.··
2025 26. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2025 23:17
Kadınlarla ilgili geniş bir tarih atlası sunuyor diyebilirim. Sizler de geçmişteki kadın algısını merak ediyorsanız bu kitapla bir başlangıç yapabilirsiniz. Kısaca özetlemek gerekirse kadın tarihi olarak kimi bölgelere göre değerli kimi bölgelere göre değersizdir. Aslında günümüz kadın sorunlarına da bakarsak tek bir noktada birleşebiliriz: kültür ve algılar. Bu konu için 2 kavramın önemli olduğunu düşünüyorum çünkü cinsiyet kavramı çoğu kez toplumsal cinsiyet diye tanımlanan biyolojik olay dışında geliştirdiğimiz rollerden kaynaklıdır. Yani kadın veya erkek değeri insanların kültürleri içinde geliştirdikleri roller çıkmazından oluşur. Algılar ise biri bir laf söyler ve herkes o lafa göre hayat tarzını düzenlemeye başlar diyebiliriz. Buna en güzel örnek Batı'dır. Kadın Batı'da eziklenen bir varlıktır. Ki rahipler bile evlenmezler. Süreç içerisinde kadın eşit haklara sahip olmalı algısı geliştirilmeye çalışılmıştır. Bu noktada kadın Batı ülkelerinde çok değerlidir yanılgısına da düşmeyin. Çünkü kadın hâlâ daha bir yere yerleşememiştir. İslami anlamda da kadın konusunu anlatmış. Ek okumalar yaparak kitaba tekrar dönmeyi düşünüyorum. Ama kısaca şunu söyleyelim. İslam'ın kadına değer verdiğini Türklerle bu noktada birleştiğini ifade eder. Fakat daha sonra İran gibi yerlerle etkileşime geçtikten sonra kadın algısının değiştiğini, kadının değersizleştiğine değiniyor. Kadın konusu çok istismar edilen bir konu. Bu hususta bizler daha fazla okumalıyız. Daha insancıl, hak temelli, adil bir süreç icra etmeliyiz diyerek bu yazıyı noktalıyorum.
Türk Kadın Tarihine GirişNecati Gültepe · Ötüken Yayınları · 200876 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·248 syf.··
2025 15. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2025 23:57
Kitap genel olarak kötülüğün nedenlerine değinir. Temel odağı ise empatidir. Empati eşiği düşük insanların suça karışma oranı daha yüksektir. Suç ile ilgili bir diğer önemli hususta beyindir. Beyin kimyasında problem olan insanların empati eşiği düşüktür bu yüzden suça bulaşma oranı daha yüksektir. Suça bulaşma yani kötülüğün tedavisi için de çözüm sunar empatiyi geliştirmek. Bunu çeşitli araştırmalarla ve kitap okumalarıyla geliştirmemiz lazım diye düşünüyorum. Toplum olarak empati seviyemizin düşük olduğunu ve insana zarar vermekten korkmadığımızı her gün haberlerde de okuyoruz. Bu noktada insa değerini, saygıyı sevgiyi ele alıp tartışmalıyız. Eleştiri için ise kitapta bazı tarihi olaylar vermektedir. Ermenilerle ilgili bir kısım da almış. Tabii ki Türk olarak soykırım meselesini reddedeceğim. Ama tarihi bir okuma da yapacağım. Bu konular çok tartışılan ve kafa karışıklığı yaratan konulardır. Diğer eleştiri ise dini reddetmesi, din insanları kötüye iter gibi bir his uyandırabilir. Ben buna katılmayacağım. Din tarihi ve psikolojisini de araştırmak gerekir bu hususta. Kısacası kitap kötülüğün tanımı, kötü insan profillerini, empati seviyesi, empati için çözüm gibi hususları anlatıyor.
Kötülüğün AnatomisiSimon Baron-Cohen · Say Yayınları · 2016141 okunma
Puan vermedi·368 syf.··
2025 13. kitabı
(spoiler içerebilir.) Kitap depresyon ve kaygı bozuklukları üzerinde temelleniyor. Depresyon için ilaçların plasebo etkisiyle düzelmiş olabileceği bu nedenle ilaçların depresyonu tedavide öneminin araştırılması noktasında ilerliyor. İlk başlarda ilaçların şirketler tarafından sadece faydaları ekseninde önerildiği sunuluyor. Kitap depresyon tanılarında çocukluğun öneminden bahsederek geçmiş travmalarımızın depresyonu etkilediğini belirtiyor. Çocuklukta yaşanan normal olmayan duruma karşı normal tepkiler olduğu gibi bir yorum çıkarabiliriz. Bunun nedeni depresyonun esas nedeni kötü olay sonucunda yaşanan yas içerisinde yeniden hayata bağlanma sürecinde yaşanan zorluklardır diyebiliriz. Bunu psikologlar daha iyi yorumlasa da herkesin kendi hayatından yaşadığı olumsuz olaylara baktığımızda ölüm gibi yıkıcı olayların insanı moralsiz ve bıkkın hissettirmesi normaldir. Burada kişinin rutine dönme süreci önemlidir. Rutine dönülemeyen durumlarda tıbbi destek almak ama bu desteği sadece ilaç kullanmakla değil Biyo- Psiko- Sosyal olarak desteklemek gerekir. Yani ekonomik zorluklardan dolayı depresyona giren insana ilaç vermek değil de ihtiyacı doğrultusunda destek sağlamak onun depresyonunu tedavi edecektir. Kısacası depresyon üzerinde ilaçlara yaklaşımı, insanın biyolojik- psikolojik- toplumsal kaynakları, depresyon sürecinde ve tedavisinde önemli olan hususları dikkate alıyor. Ülkemizde de depresyon çok fazla kullanılan bir kelime (durum) olarak karşımıza çıkıyor. Bu yüzden bu konuyu iyi bilmemiz gerekiyor diye düşünüyor. Ve şu cümleyle bitiriyorum: "Hasta bir topluma iyi uyum sağlamış olmak sağlık ölçütü değildir."
Kaybolan BağlarJohann Hari · Metis Yayınları · 20191,913 okunma
Arayış
Puan vermedi·136 syf.··
2025 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2025 23:48
(Spoiler içerebilir.) Bu kitabın filmi de vardır. Ben de ilk aralarındaki temel farklılıklara değinmek istiyorum. Filmde Hayy'ın adaya gelişi ile ilgili tek bir seçenek sunar kitap ise farklı görüşleri de içerir. Onun dışında Hayy adaya gittiğinde antilop ona sahip çıkar. Ama bu sahip çıkma durumu filmde hayvan uçurumdan düşen yavrusunu terk edip Hayy'ın yanına gitmiş gibi gösterir. Kitap ise yavrusunu kaybeden anne olarak değinir. Daha sonra Hayy'ın çocukluğunu anlatır. Çocukluğunda kendisinin ve anne olarak gördüğü antilobun farklılıklarını anlamaya çalışır. Etrafındaki canlılardan farkını anlamaya çalışarak kendine uygun savunma mekanizmaları geliştirir. Bu savunma mekanizmaları sayesinde kendini korumaya başlar. Daha sonra anne antilop vefat eder. Ölümün anlamını bilmeyen Hayy annesine ne olduğunu anlamaya çalışır. Ve bir sürü soru sorar kendine. Bu sorular arttıkça kendine teklik ve çokluk ilkesine bağlı olarak bir inanç inşa eder. Sorular ve cevaplar kendiliğinden gelişir. Zaman içerisinde tekte çoğu, çokta teki görmeye başlar. Yaratılan nesnelerin vasıflarının farklı olduğunu anlar. Bu anlamlar içinde bir faile ihtiyaç duyar. Bu fail tüm evreni yaratandır. Ve her şeyden münezzehtir. Daha sonra Hayy'ın adasına başka bir adadan insan gelir. Bu insan dinin rahat ve huzurlu geçirmek için sakinliğe ihtiyaç duyan biridir. Hayy onu ilk başta korkutsa da onunla bağ kurmayı başarmış. Fakat aralarında farklılıklar vardır. Hayy'a göre insanın ihtiyaçları nefsi istekleri azdır ve az olması gerekir. Fakat arkadaşının ve toplumun anlayışı ise farklılıklar içermektedir. Çünkü Hayy dünyalık işler içerisinde büyümemiştir. İnsan bilmediği şeyleri talep edemez fikri burada oldukça açıktır. Daha sonra Hayy arkadaşının adasında kalamayacağını anlayarak kendi adasına döner. Hayy
Hayy bin Yakzanİbn Tufeyl · Kapı Yayınları · 20242,212 okunma
Puan vermedi·182 syf.··
2025 7. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2025 13:26
Psikolojiye ilgi duyan insanların kolay anlayacağı bir kitap. İlk olarak psikolojiyi ve ilgili alanlarını açıklayarak başlar. Daha sonra psikolojik konuları aydınlatacak konuları tek tek açıklamaya çalışır. Konuları; duyum ve algı, öğrenme, bellek, duygular, motivasyon, zeka, kişilik, gelişim psikolojisi, anormal psikolojisi, sosyal psikoloji, kültürel psikoloji, klinik psikolojidir. Bu konulara sade bir dil ile açıklamalarda bulunmuş birbirini takip eden tarihsel süreç içerisinde birbirini eleştiren görüşlere de yer vermiştir. Bilimsel açıklamalar ve örneklere yer vererek yol haritası da çizmektedir. Şimdi ben biraz çocuk gelişimi üzerinde notlar alacağım. Her çocuk gelişimi kitabında olduğu gibi bu kitapta da çocuklar için sağlıklı iletişim önemlidir. Çocuklar sağlıklı bağlanmanın olduğu yerde daha güçlü ve daha az psikolojik sorun yaşamaktadır. Ailesinde tutarsızlık olan çocuklar kesin problemli bir insan olacak denmese de bu bir risk faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu süreçte ortaya çıkabilecek rahatsızlıklar anormal davranış şeklinde tanımlanır. Anormal davranışlar nedir konusu da biyolojik ve kültürel anlamda farklı algılanabilir. Son olarak insanın biyolojik, ruhsal ve sosyal açıdan iyi olması onu her anlamda güçlü kılar. Bu yüzden bütünsel bir sağlık ve eğitim sistemi geliştirilmelidir. Ayrımcılığın, şiddetin olduğu yerlerde sağlıklı toplum gelişemez. Fakat burada da her toplumun kendine has yapısından da kaynaklı bazı travma denen olaylar bireyleri toplumları farklı etkiler. Kimi aşırı psikolojik sorunlar yaşarken kimi zorluklara karşı daha dayanıklı olur. Bu kitaptan benim aldıklarım kendime işlediklerim bunlardır.
Psikolojiye GirişM. Kemal Sayar · Dem Yayınları · 2014745 okunma