İstanbul, harap surları arkasında muazzam kubbeleri ince, zarif mimarisiyle büyük bir servet ve ikbalden düşmüş sefih, güzel bir kadın gibi suskun ve üzgün duruyordu.
Sayfa 132 - Türkiye iş Bankası kültür Yayınları·Kitabı okudu
Bu dengesiz Hürriyet ya ihtilal ya istibdat meydana getirecekti. Bunun için "kanun" diye bağırıyor, en büyük kuvvetlerin bile kanuna riayetini istiyordu. Kanunsuzluktansa eski ve kötü kanunların daha iyi olduğunu söylüyordu.
Sayfa 126 - Türkiye iş Bankası kültür Yayınları·Kitabı okudu
Memleket gösteri ve alkış derdine uğramıştı. Gösteriler yapmak, el çırpmak bir ihtiyaç olmuş. Her fikri, hareketi, hatta çılgınlıkları bile alkışlayanlar bulunuyordu.
Sayfa 125 - Türkiye iş Bankası kültür Yayınları·Kitabı okudu
Hepsi ahaliyi ezmek, soymak için kendilerinde yetki görüyorlardı. Millet uyanmadığı için bu zulümlere, bu tahakkümlere tahammül ediyordu. Millet hükümet kuvvetini dengeleyerek, düzenleyip sınırlayamıyordu. Ezilmeye mahkumdu. Milletin uyanmasını, hakkını elde etmesine, iktidarını kazanmasını beklemek gerekiyordu.
Sayfa 121 - Türkiye iş Bankası kültür Yayınları·Kitabı okudu