Yalnızca akademik alanda değil ticari alanda da kendimi geliştirmeye devam ediyorum. 🎉 Genç, kadın girişimci olarak, aile şirketimiz olan LUNFİA Trendyol kadın giyim mağazamızda Yönetici görevinde bulunduğumu paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.
Zamanla daha iyilerine.. Desteklerinizi bekliyoruz. Bağlantıdan mağazaya ulaşabilirsiniz.
trendyol.com/magaza/lunfia-m...
"Zalimin geçmişle işi yok masumun ise geçmişten başka tutunacak dalı yok!" Kitabı kısaca anlatan cümle olsa olsa bu olurdu. Bir süredir bu kadar vurucu sonlu bir kitap okumamıştım. Son 100 sayfası gerçekten "Aman Allah'ım" dedirtti.
Kitap Zeliha isimli 19 yaşında bir genç kızın kürtaj olmak için hastaneye gidişi ile başlıyor. "Toplumsal normların içine hapsolmuş" Zeliha'nın, çocuğuna bakışıyla yüzleşirken aynı zamanda ailevi sorunlarıyla nasıl yüzleşmeye çalıştığını görüyoruz.
1915 Ermeni Tehcirini hem Türklerin hem de Ermenilerin gözünden aktarıyor bizlere Elif Şafak. Kendi Ermeni köklerini bulmak için ABD'den gelen Armanuş'un (Amy) Türklerle ilgili bakış açısının nasıl değiştiğini de gözler önüne seriyor. Peki Armanuş ailesindeki bu sır perdesini aralayabilecek mi?
Kitapta ilgimi çeken diğer bir konu Milan Kundera dan esinlenerek oluşturulmuş hayali cafe olan Kundera. Zeliha'nın kızı Asya'nın takılmayı en sevdiği yer. Anlatılan bu yer tam olarak Kundera romanlarından fırlamış gibi. Kitabı okurken birkaç kez keşke böyle bir cafe olsaydı dediğim olmuştur.
Kitapta "yargılanabilecek" çok fazla durum var ancak buna benzer olayların varlığını da inkar etmemek gerek. Birçok insan kitaptaki ailevi durumdan ve Ermeni meselesi gibi durumlardan rahatsız olabilir ancak sizleri içerisinde bahsettiği yeni kitaplarla ve yazarlarla da tanıştırabilir dolayısıyla okunması gereken bir kitap olduğu kanaatindeyim...
Baba ve PiçElif Şafak · Metis Yayınları · 200617,8bin okunma
Kitabın isminin, sayfalarında "Rua Dam Vale" isimli bir tiyatro oyunu şeklinde geçtiğini görüyoruz. Karakterlerimiz bu oyunu izliyorlar. Temelde 3 ana karakterimiz var. Franz, Martha ve Dreyer..
Franz iş bulmak için trene binip akrabasının yanına gidiyor. Bilmediği bir şehirde bilmediği bir yaşam tarzının içinde kapılarını çalıyor ve tanıdık yüzle karşılaşıyor..
Akrabası Dreyer ve eşi Martha ona oldukça nazik yaklaşıyorlar iş veriyorlar. Franz "dayısı"nın yanında çalışmaya başlıyor. Öğle yemeklerini onların evinde geçirme, davetler, çay saatleri derken Martha ve Franz yakınlaşıyor ve ilişkileri başlıyor. Hiçbir şeyden haberdar olmayan Dreyer hayat meşgalesine devam ediyor. Oysa Martha ve Franz kendilerini ilişkileri için bazı planlar yaparken buluyorlar. Tehlikeli planlar...
Kitabın sonu beni şaşırttı diyebilirim bu şekilde olmasını beklemezdim ya da istemezdim desem daha mı doğru olur bilemedim. Okurken dil ve hikaye konusunda sıkıntı yaşamadım. "plan" kısmına geçince beni daha bi merak sardığını söylemeliyim. Keyifli bir 263 sayfaydı..
İnsanların zihinlerini okuyabilmek nasıl olurdu? Her gün sokaktan onlarca insan geçiyorken onların düşüncesini bilmek veya sizin düşüncelerinizin başkalarınca bilinmesi... İnsanların ağzından çıkanlar düşündüklerinin çok ufak bir kısmıdır. Hepimiz istek ve arzularımızı, iyilik ve kötülülerimizi zihnimizde saklarız ancak bu kitabı okuyorsanız hayır saklayamıyorsunuz. Aslı Tohumcu tam olarak bu bilinmezliği aralıyor ve toplu taşıma kullanan insanların zihinlerini okuyup düşüncelerini bize bildiriyor.
Toplu taşımada kendisinden ümidi kesilmiş bir baba, kendi oğlunu öldürmüş bir katil, dini vazifelerini yerine getiren muhafazakar bir kadın, adliyedeki dosya teslimine yetişmeye çalışan bir avukat ve daha nicesi bu kitapta bizi karşılıyor. Kimisi geçim derdinde kimisi de kaybettiği aşkını geri kazanmanın.. Ha unutmadan kargaşanın içinde kendini var etmeye çalışan biri daha var: Şiir okuma yarışmasında birinciliği kovalayan 6.sınıf öğrencisi.. Peki siz her kesimden insanın olduğu bu hikayede biraz da onların hayatlarına girmeyi ve anlamayı istiyor musunuz?
100 sayfalık bir kitap sizleri bekliyor. Ben tek oturuşta bitirdim. Başta karakterler fazla olduğu için kafanızda oturtamayabilirsiniz ma sonrasında film gibi aktığından emin olabilirsiniz..
teşekkürler Aslı Tohumcu