gerçekten de bir psikopat gibi davranıyordu josephine. birden kendini farklı bir şekilde güçlü hissetti, hem de hiç olmadığı kadar güçlü bu, harika bir şeydi; sakin ve nazik davranmamak onu rahatlatmıştı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
sıradanlaşmak için koyu renkli lens takmışlığı bile vardı lise yıllarında, ama olmuyordu. onun gözleri değil bakışları sorundu. esasında herkes gibi normal bakıyordu ancak baktığı yerde kim varsa eriyordu. yani arkasına saklandığı bütün ağaçlar ondan küçüktü ve bu saklambaçta kaybeden hep o oluyordu.
evet, güzel bir kızdı josephine, çok güzel. nereye gideceğini bilmeyen güzel bir kız.
güzel kızlarla ne yapılırdı? josephine'in penceresinden bakıldığında erkekler bir tek bunu bilmiyorlardı işte ya da bir tek bunu biliyorlardı: güzel kızlarla sohbet edilmez, bir şey paylaşılmaz. onlara karşılık beklemeden yardım edilmez, dost veya arkadaş olunmaz; onlarla sadece yatılır.
onun tek başına alışverişe gitmesini bile yasaklamıştı. bu bir hastalıktı ama o buna ''aşk'' diyordu. genç kız da öyle inanıyordu. hiç kuş görmemiş bir çocuğa, yılanı 'kuş' diye yutturmak gibi bir şeydi bu.