"Kulum bana nafile ibadetlerle durmadan yaklaşır; nihayet onu
severim. Bir kere de onu sevdim mi artık ben o kulumun işiteceği
kulağı, göreceği gözü, kuvvetle kavrayacağı eli ve yürüyeceği ayağı olurum, (fena şeyleri dinlemekten, fena şeylere bakmaktan, helal olmayan şeylere el uzatmaktan, fena yoldan yürümekten onu
korurum). Eğer benden bir şey dilerse onu veririm, bana sığınırsa
muhakkak onu himaye ederim." (Buhari)
Şeyh Galip şöyle diyor:
Gıda-yı rühu ver kim rehber-i mirâc-1 ulvîdir
Hemişe fikr-i tamir-i beden på-der-gil olmakdır...
"Ruhunu besle, yola o çıkacak ;beden boş kapsül, bırakıp gideceksin ..
Bütün mesaini bedenine harcarsan ayağı çamura çakılıp yürüyemeyen eşek
olursun," diyor. Yani insan kendini bedenden ibaret zannedince, böyle telakki edince; onu doyurmak, onu beslemek, onunla ilgilenmek, onu süslemek...