....Gerçek,karşısında insanların birbiriyle farklı düşüncelere sahip olamayacağı tek şeydir.Herkesin bilinçaltında ona hükmeden,yaşamayı her ne pahasına olursa olsun diğer bütün isteklerden üstün kılan bir güç vardır.İnsan yaşamak ister çünkü dünya yaşamaktadır.
Gözlerini doğuya,gökyüzündeki kızıl parıltılara ve şimşeklere çevirip Kızılların gelmesinin insanların dinden imandan çıkması,atalarından gördükleri gelenek görenekleri unutması,kendilerini günahkar yaşantılara vermesi anlamına geldiğini söylüyorlardı,ta ki Tanrı’nın adaleti İncil’de söylendiği gibi onları tuza çevirene kadar böyle dönecekti bu devran.
Hayatta başarılı olmuş insanları tarif ederken sıkça söylenen bir deyişi hatırlayıp anlamını o an kavradım,Şeytanla işbirliği yapar o ,derlerdi bu gibiler için.Lucifer,Cadever,Mammon,gibi iblislerin yardımını kabul etmekle itham ederlerdi.
Gözümde kötü ruhların işlerini nasıl yürüttüklerini canlandırmaya çalıştım.Tıpkı sürülmüş tarlalar gibiydi insan aklı ve ruhu,iblisler kötülük tohumlarını dur durak bilmeden işte bu hazır bekleyen tarlalara ekiyorlardı.Şayet bu tohumlar filizlenirse,onlar da gerekli bütün yardımı sunuyordu o insana,tabii ki bu yardımın bencilce amaçlarla kullanılarak diğerlerine zarar vermesi şartıyla.Şeytan’la anlaşma imzalandığı andan başlayarak o kişi etrafına daha fazla mutsuzluk,kötülük,dert,bela ve ızdırap saçmak zorundaydı.
Aşkın dostluk kadar ince eleyip sık dokumadığını biliyorum da ondan,”dedi Ştoltz. Çoğu zaman aşkın gözü kördür bile.Hak ettiği için aşık olunmaz bir insana...