Fakir bir ailenin,
Bozulmuş bir televizyonu gibiyim.
Bir ayağı yerinden çıkık,
Üstü kırık bir sehpa gibiyim.
Kırık bir kapının,
Bozuk bir dili gibiyim.
Cebinde taşıdığı paranın,
Kopup gitmiş köşesi gibiyim.
Her saniyede 2 kez ses çıkaran,
Bozuk bir duvar saati gibiyim.
Yırtılmış çoraptan,
Çıkan bir baş parmağı gibiyim.
Bahçede elma ağacı,
Düşen üçünden biriyim.
İkisini alır gidersin,
Ben orada kalan gibiyim.
Sonbahar ayında,
Yere düşen ilk yaprak gibiyim.
Ârif'in çaldığı sazın,
Koptuğu teli gibiyim.
Ben, ben sensiz,
Görsen inanma ama,
Öylece dertsiz gibi,
Yarım elma gibi,
Yarım bardak su gibi,
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Fakir bir ailenin,
Bozulmuş bir televizyonu gibiyim.
Bir ayağı yerinden çıkık,
Üstü kırık bir sehpa gibiyim.
Kırık bir kapının,
Bozuk bir dili gibiyim.
Cebinde taşıdığı paranın,
Kopup gitmiş köşesi gibiyim.
Her saniyede 2 kez ses çıkaran,
Bozuk bir duvar saati gibiyim.
Yırtılmış çoraptan,
Çıkan bir baş parmağı gibiyim.
Bahçede elma ağacı,
Düşen üçünden biriyim.
İkisini alır gidersin,
Ben orada kalan gibiyim.
Sonbahar ayında,
Yere düşen ilk yaprak gibiyim.
Ârif'in çaldığı sazın,
Koptuğu teli gibiyim.
Ben, ben sensiz,
Görsen inanma ama,
Öylece dertsiz gibi,
Yarım elma gibi,
Yarım bardak su gibi,
Hiçbir şey yeni değildir ve hiçbir şey eski değildir. Her şey değişmeye devam etse de bir şekilde aynı kalır, bir şekilde aynı kalır ama yine de değişmeye devam eder. İşin güzelliği, gizemi, sırrı buradadır.