//Alkışlar ve mızıka sesleri arasında bu ödülleri almak üzere sahneye geldiğim zaman ne babam, ne de annem vardı beni kutlayacak ve de sevincimi paylaşacak! Oysa çevrem bütün arkadaşlarımın aileleri ile dolmuştu. Ödülleri dağıtan adamı öpecek yerde kollarına atılıp hıçkıra,hıçkıra ağladım...//
//Kederli hayallere dalmış hâlde bir ağaç altına çekiliyor, kütüphane memurunun bize her ay dağıttığı kitapları orada okuyordum. Bu korkunç yalnızlıkta ne kadar acı gizliydi. Terk edilmiş bir hâlde oluşum ne çok acı doğuruyordu. Çok değerli iki çeviri kitapla ödüllendirildigim bir tören gününde, sevilmeye muhtaç ruhumun neler hissetmiş olduğunu bir düşününüz.//
//Ne ip,ne de kolej eğlenceleri için gerekli diğer şeylerin herhangi birini satın alamıyordum. Bu yüzden de oyunlara sokulmuyordum. Bu oyunlara alınabilinmem için zengin çocuklarına dalkavukluk etmem,yada sınıfımızım güçlülerine yaranmam gerekiyordu. Diğer çocukların kolayca katlandıkları bu iğrençliklerin en ufağı bile beni nefretle ürpertiyordu.//