Fatih

Fatih
@Fakobey
Şair,yazar, gerçek öyküler yazarı.
#Otomobil ustası
Lise
Samsun
Samsun
27 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
Çocukluk Çocukken çok #evhamlarım vardı, mesela bir an önce büyümek gb. Büyüdük ne oldu peki? Alışamadık bu büyümeye. Ah küçüklük ne de güzeldin öyle,#dosttuk hep seninle. Sen #çayırlar mevkiinde #Buğday tarlasinda sarı bir #başaksın. Sen #ovadatren yolundaki tarlamızda #mısırkoçanı,ve o kara trenin #acıdüdüğüsün. Başımı #demirrayların üzerine koyuşum,ve #kulaklarımıraylara yaslayışım, o #uğultuyu duyunca on dakika sonra tren gelecek değişimsin. Sen bazen #kırandaki o küçük #sudeposundan #memleketimi izleyişim. Bazende #tütüntarlalarında küme, küme #karıncalar gibi çalışan #köylülerimsin. Bazen bir #tasayrana doğranılan #kuruekmek, bazende o tasın üstünden atlayan bir #çekirge, belkide hendeğin kenarında #vıraklayan bir #kurbağa. Bazen tütün dizilen evlerin salonları,bazende,çardaklarısın. Bazen #Sırtımızda #tütünbohçası,bazende #Çatkapı çalınan #kırık bir #tahtakapı. Ah küçüklük seni düşünür evhamlarım hep, Taki #Ölene dek... Not: kendi hayatimdan yazılar öyküler ...
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız"derken, Hepimiz Müjgan'ı bir kadın sandık Oysa âğlaşacak kimsesi yoktu Ve Müjgan sadece kirpik demekti... //Üstad //❤ #ATİLLA #İLHAN ❤
Yürüyordum. Yürüdükçe de açılıyordum. Evden kızgın çıkmıştım. Belki de tıraş bıçağına sinirlenmiştim. Olur, olur! Mutlak tıraş bıçağına sinirlenmiş olacağım. Otların yeşil olması, denizin mavi olması, gökyüzünün bulutsuz ol¬ması, pekâlâ bir meseledir. Kim demiş mesele değildir, diye? Budalalık! Ya yağmur yağsaydı... Ya otların yeşili mor, ya denizin mavisi kırmızı ol¬saydı... Olsaydı o zaman mesele olurdu, işte. Çikolata renginde bir yaprak, çağla bademi renkli bir keçi gördüm. Birisi arkamdan: — Hişt, dedi. Dönüp baktım. Yolun kenarındaki daha boyunu posunu almamış taze deve dikenleriyle karabaşlar, erik lezzetinde bana baktılar. Dişlerim kamaştı. Yolda kimsecikler yoktu. Bir evin damım, uzakta uçan bir iki kuşu, yaprakların arasından denizi gördüm. Yoluma devam ederken: — Hişt hişt, dedi. Dönüp bakmak istedim. Belki de çok istediğim için dönüp bakama¬dım. Olabilir. Gökten bir kuş, hişt hişt ederek geçmiştir. Arkamdan yı¬lan, tosbağa, bir kirpi geçmiştir. Bir böcek vardır belki, «hişt hişt» diyen. — Hişt, dedi yine. Bu sefer belki de isteksizlikten dönüp baktım, çalıların arasına bi¬risi saklanıyormuş gibi geldi bana. Yolun kenarına oturdum. Az ötemde bir eşek otluyor. Onun da ren¬gi çağla bademi; ağzı, dişleri, kulakları, boynu ne güzel. Otluyor. Otları âdeta çatırdata çatırdata yiyor. Belki de bu çıtırtılı, çatırtılı sesi «hişt hişt» diye duymuşumdur? Eşeğin ot koparışının sesinden apayrı bir ses: — Hişt hişt hişt, dedi. Hani bazı, kulağınızın dibinde çok tanıdığınız bir ses, isminizi çağırıverir. Olur değil mi? Pek enderdir. Belki de kendi kafanızın içinden si¬zin sevdiğiniz, hatırladığınız bir ses, ses olmadan sizi çağırmıştır. Olabilir. Birdenbire güneşi, buluta benzemez garip ve sarı bir sis kapladı. Bir kirli el, çağla bademi eşeğin sırtından bir kumaş çekip
#ÇOCUKLARIMA Diyelim #ıslık çalacaksın ıslık Sen ıslık çalınca Ne ıslık çalıyor diye şaşacak herkes Kimse çalmamalı senin gibi güzel Örnegin kıyıya çarpan #dalgaları sayacaksın Senden önce kimse saymamış olmalı Senin saydığın gibi doğru ve güzel Hem dalgaları hem saymasını severek De ki #sinek avlıyorsun sinek En usta sinek avcısı olmalısın Dünya sinek avcıları örgütünde yerin başta Örgüt yoksa seninle başlamalı Diyelim #zindana düştün bir ip al Görmediğin yıldızları diz ipe bir bir Sonra yıldızlardan kolyeyi Düşlemindeki sevgilinin boynuna geçir Say ki hiçbir işin yok da #düşünüyorsun Düşün düşünebildiğince üç boyutlu Amma da düşünüyor diye şaşsın dünya Sanki senden önce düşünen hiç olmamış Dalga mı geçiyor düşler mi kuruyorsun Öyle sonsuz sınırsız düşler kur ki #çocuğum Düşlerini som somut görüp şaşsınlar
#BİZ DOKSANLARIN ÇOCUKLARIYIZ SOKAKLARDA OYUN OYNAYAN SON NESİLİZ MİSKET OYNAR,MAHALLE MAÇI YAPAR, POKEMON VE YA PEMBE PANTER İZLERDİK. O GÜNLERDEN BİZE TEK YADİGAR ANILARIMIZ VE BİRDE İÇİMİZDE BÜYÜMEYEN O MAHSUM ÇOCUKLUK.