Ünsüz Düşünür

Ünsüz Düşünür
@Famelessthinker
Doscendo discimus
10/10
·448 syf.·
Beğendi
·
7 günde okudu
·
2025 24. kitabı
Talip Apaydın
9.2/10 · 113 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dereye inince «su, su...» diye inledi teğmen. Yere bırakıp ağzına su akıttılar. — Koş Haceli, sıhhiyelere haber ver. Tezgere getirsinler. Haceli koşarak gitti. Mahmut diz çökmüş, yüzüne eğilmişti. — Teğmenim, nasılsın teğmenim? Kesik kesik ıklıyordu. Başını iki yana salladı. — Etme teğmenim, iyi ol. Bak geri püskürttük düşmanı. — İyi, iyi... Yüzü ışıdı biraz. Sevinmişti. Başını çevirip sağa sola baktı, — Beni sen kurtardın teğmenim, sağ ol. Dudakları kıpırdadı. Bir şeyler söylemek istiyordu. Mahmut yüzüne yaklaştı. — Buyur teğmenim. — Düşmanı koğun. — Koğacağız teğmenim. — Ben, iyi değilim... Çok zor konuşuyordu. — Mahmut, köyüne dönünce... — Evet teğmenim? — Bir oğlun olursa... adını Galip koy Mahmut. Başı birden çevrildi. Mahmut’un gözleri doldu. Ne diyeceğini bilemedi. Ayağa kalkıp yukardan aşağı baktı, ölmüş­tü. Yirmi yaşında, uzun boylu fidan gibi bir delikanlıydı. Üstüne tekrar eğildi. — Teğmenim, teğmenim! — Vay, vay!.. Başını yumrukluyarak rasgele koşmağa başladı. — Teğmenim öldü. Teğmenim, teğmenim!.. Deli gibiydi. Zor yakalayıp yatıştırmağa çalıştılar. Hamdi de ortalarda yoktu. Bacağından yaralandığını, sıhhiyelerin götürdüğünü öğrendiler. Yarası pek ağır değil­di. Daha çok teğmen için üzülüyorlardı.
Sayfa 307·Kitabı okudu
Alıntı
On altı yıl askerlik yapan, Birinci Dünya Savaşı’nın Kurtuluş Savaşı’nın tüm cephelerinde tetik çeken ve yaralı olarak köye dönünce topraksız, işsiz, ekmeksiz kalan bir köylünün oğluyum. Çocukluğum onu dinleyerek geçti. 1938’de Köy Öğretmen Okulu (sonradan Köy Enstitüsü) öğrencisi olduğu gün “bu devlet seni okutuyor ya, tüm çektiklerim, tüm akıttığım kan ve ter helâl olsun” dediğini unutamam. Ne kadar isterdi, kendisi söylesin ben yazayım ve ondan doğrudan yararlanayım. Ama o yaşlarda bunun önemini yeterince kavrayamadım. Sonradan anlayabildim ancak. Gene de onun anılarından çok şeyler kattım romanıma. Bu romanlarımı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temelinde kemikleri, kanı ve teri bulunan, bugün çoğunun adı bile bilinmeyen o unutulmuş insanların anısına sunuyorum... Onlardan birisiydi benim babam. Talip APAYDIN
Sayfa 1·Kitabı okudu
Alıntı