Demokratik devlet çatısı altında yönetici sınıf açık ve keskin bölümlere ayrılmıştır. Bu sayede, gücün başka güçler tarafından kontrol edilebilmesi olanağı ortaya çıkar. Gücün toplumdaki başka güçler tarafından kontrol edilmesi hayati bir önem taşır. Çünkü başka güçler tarafından kontrol edilmeyen ve tek bir elde yoğunlaşmış güç, rejimin baskıcı ve otoriter rejime dönüşme tehlikesini de taşır. Böylesi bir ortamda seçimler yalnızlar seçilmiş parlamentoları iş başına getirmekle kalmaz, bunun yanı sıra parti temeline dayalı siyasi kirlenmeye ve seçimle iş başına gelmiş politikacıların diktatörlüğüne de yol açabilir.
Bürokrasi büyük bir makinenin kendi varlığını sürdürmek için yoğun bir çaba içerisinde olan, gelecekte de daha büyük bir dişli olabilme umut ve hayalini taşıyan küçük bir dişlisi olmaktan öte bir anlam taşımayan bireyler yaratır.
Elitler, yalnızca toplumsal konumları bakımından karar verme sürecine en yakın konumda bulunmazlar, aynı zamanda karar verme sürecini yönlendirme ve şekillendirme araçlarını da ellerinde bulundururlar.