Pınar

Pınar

, bir kitap okudu
Puan vermedi·191 syf.·
Beğendi
·
2025 12. kitabı
Frédéric Gros
7.8/10 · 9,1bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bahar manzarası
"Beyaz kafalı bir karga Chang'an üzerinde uçuyor Şehrin güneyindeki kapıya konup tüm gece ağlıyor Ülke mahvolsa da dağlar ve nehirler ayakta Bahar hâlâ çimenlerin büyüdüğü, ağaçların yetiştiği şehir duvarlarına varıyor. Acı dolu zamanlarda, çiçekler bile gözyaşı döker Ayrılığa içerleyen kuşların kalbi korkuyla dolar Savaş ışıkları üç aydır yanıyor 10.000 külçe altının olsa bile Evden mektup gelme şansı yok Gri saçlarım zayıf düştü Artık bir toka bile zor duruyor"
"Zehriyle hayatta kalan birine bulaşılmaz." "Eninde sonunda hepimiz öksüz kalırız. Anne babaları ölse bile çocukları yaşamaya devam eder. Hayat devam eder." "Gör bak. Elindeki kına nasıl silinip gidiyorsa geride kalanlar da öyle unutup yaşar. Hayat devam eder. Tırnaklar her gün nasıl uzuyorsa günler de öyle geçer gider. Unutmamak ne mümkün?" "O gün kaçmasaydı ona doğru suları yararak gelen kaderi durdurabilir miydi?" "Kader hep böyle hercaidir." "Şimdilik senin tarafını tutsa da hiçbir erkek anasını kötüleyen eş sevmez. Dünyanın en kötü erkek evladı bile karısının en sadık gelin olmasını ister." "Hizmetçilik kaderinde değil, sadece fedakar yüreğinde var." "Her şeye sahip olmasını istiyorum. Her şeyi yapmasını istiyorum. İstediği her şeyi yapsın! Sofrayı kuranlardan olmasını istemiyorum. Masayı deviren olsun." "Annemin her günü aynı şekilde başlıyordu. Küçük bir çarkta sıkışıp kalmış olsa da yine de her gün küçük mutluluklar bulmayı başarıyordu." "Onların baharları hayallerin kurulduğu değil, yıkıldığı bir mevsimdi." "Benim hayatımda da güneşli anlar vardı. Bir sürü mükemmel an yaşadım. Benim hayatım da yaşamaya değerdi bunu bilmeni istiyorum." "Ne tuhaf şey. Ebeveynler veremediklerine takılır. Evlatlar da alamadıklarına." "İçimde boşluk yaratan yoksul çocukluğum bile, o mütevazı çocukluğum bile beni yıkılmaz bir kale gibi kollamaları sayesindeymiş." "Annem tarladan topladığı lahanaların bile babamın ensesi kadar solgun olmadığını söylerdi." "Bomboş pirinç küpünün başındayken annem, kendi annesinin gülen yüzünü hatırladı. Bir salyangoz daha satmak için el aleme pişmiş kelle gibi gülümseyen suratını hatırladı. Ben de aynı şekilde gülümsemeye çabaladığı gencecik yüzündeki ifadeyi unutamıyorum." "Zamanla öğrendim ki insanın gururunu inciten daha kötü şeyler