Karşısındaki durağan manzara binlerce yaşam kıpırtısıyla dolu, belki bir kısmı tam o sırada, bakışlarının dokunduğu yerlerde başlıyor, bir kısmıysa aynı anda sönüp gidiyor. Bu kıpırtıları ruhunda hissetmek hoşuna gidiyor - ağaçlar, çalılar, böcekler, kirpiler...
Bu gittikleri iki gün evvelkinden başka ama Sait kendini tanıdık bir yerde buluyor, mezarlık mezarlıktır işte. Sanki biraz dolaşsa kızının, babasının, annesinin yattığı yerleri bir bir bulacak.