Tipide gemilerin sık sık düdük çaldıklarını da ayrımsıyorum. Üstelik gemilerin sesi vapurlardan çok değişik, daha tok, daha uzun uzun sürüyor sonra katlanarak dağılıyor gecede...
Onların gülüşlerden, gözyaşlarına böylesine ani geçişiverişlerine şaşıyorum. Duygularının üç arkadaşı nasıl birbirine bağladığını giderek seziyorum. Yakın geçmişlerine duydukları özlem gençliklerinin saflığını da duyumsatıyor bana.
-Ah sizlere hasret kalacağım, evet böyle bir kış gecesini bir daha nasıl yaşayabiliriz ki...
-Hayat bu, diyor annem.
Bunu der demez de sanki birden yaşlanıyor.
Sabahtan beri onu sarıp değiştiren geçmiş yıllarının ışıltısını yitiriyor.