Selinay Sandra Şentürk

Selinay Sandra Şentürk
@Fathersprincess
“Feministim. Erkek muhabbet isteklerine kapalıyım. Zihinsel sığlığa tahammülüm yok ,zihinsel derinlikle ilgileniyorum. (Avukat)
Yazar adayı hukukçu
Hukuk fakültesi
32 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Sonra durdu. Söylediği kelimenin ağırlığı odadaki havayı kuruttu. Özür dilerim. İnsan, tecavüze uğradığı için, inanılmadığı için özür diler miydi? İnsan, ruhu bir yabancı tarafından vahşice parçalandığı için mahcubiyet duyar mıydı? İnanılmadığı için, ispatlayamadığı için, o 'zeki' dedikleri doktorun arkasında iz bırakmayan profesyonelliği karşısında dilsiz kaldığı için dünyadan af mı dilemeliydi? Elin o an anladı; adaletin inanmadığı her mağdur, kendi doğruluğundan utanır hale getiriliyordu. Sessizliğin ve ispat zorunluluğunun yarattığı o karanlıkta, Elin kendi acısı için özür dileyerek ruhunu son kez o odada masaya bıraktı.
1000Kitap
Reklam
Neden adalet sadece fiziki delillere bakıyor? Neden sadece bedende bir yırtık, bir iz arıyorlar? Ruh yaşıyor, ruh ölümsüz diyoruz; ama ruh kan ağlarken neden 'olay yaşanmamış' sayılıyor? Bedende iz yoksa acı da mı yok yani? Ben o gece orada ölmedim ama o geceden beri her saniye can veriyorum. Bu ölüm neden sayılmıyor?"
1000Kitap
"Somut delil diyorlar..." dedi sesi titreyerek. "Ben stajdayken öğrendim; bir yerin kanarsa tampon yaparsın, kemiğin kırılırsa alçıya alırsın. Hepsi görünür, hepsi somut. Deri kendini yeniler, morluklar sararır ve geçer. Peki ya ruh? Ben ruhumun somutluğunu bu insanlara nasıl göstereyim? Ruh da somut bir delil değil mi doktor? Elle tutulmuyor diye yok mu sayılmalı? Bir insanın gözlerindeki ışığın sönmesi, bir dokunuştan ürpermesi, karanlıkta uyuyamaması, kendi gölgesinden korkması... Bunlar laboratuvar sonuçlarından daha gerçek değil mi?"
1000Kitap
"İnsan tecavüze uğrayıp inanılmadığı için özür diler miydi?"
1000Kitap
İnanılmamanın getirdiği o derin mahcubiyet, saldırının kendisinden bile daha ağırdı.
Edebiyat
Reklam