Sen benden iyi bilirsin siyaset yolunda her bir söz söylenir. Zaman olur sen bana namussuz dersin, zaman olur ben sana namussuz derim, ödeşiriz. Demokrasinin icabı bu öyle mi , değil mi? Kürsüye çıkıldı mı sen bana söversin, ben sana söverim. Fakat siyaset patırtısı bitti mi, "Vay kardeşim" diye kucaklaşır, öpüşürüz.
Hep hırsızlık, hep üçkağıtçılık, hep ağıt yakma. Kokuşup parçalanıyoruz. Sufisiyle, dervişiyle, yaşlısıyla, genciyle, esnafıyla, dilencisiyle hepimiz para ve makamın büyüsüne kapılmışız; hem de en utanç verici ve çirkin şekliyle.
İnsan yokluktan korktuğu kadar ölümden korkmaz. Vücudunun bekası için manevi aleme ve sosyal faaliyetlere yönelmiştir. Öyleleri var ki ebedi hayat umudu içinde gönül rızasıyla ölümü karşılar.