Defter bile denmez, sekiz on parça kâğıttır;
Üstünde Halûk’un müteteddit kalemiyle
Saf saf karalanmış yazılar, şüpheli hatlar;
Bir yanda vatan bayrağı, altında şu cümle:
“Ölmek ve yaşatmak seni!” - Artık bunu attır!
Mümkün mü?Bu kıymetli kağıtlar bana yâr;
Haksızlığın envâ’ını gördük… Bu mu kanun?
En gamlı sefâletlere düştük… Bu mu devlet?
Devletse de, kânunsa da artık yeter olsun;
Artık yeter olsun bu deni zulm ü cehâlet…
Sayfa 413 - Millet Şarkısı - 25 Haziran 1324·Kitabı okudu
Zulmün topu var, güllesi var, kal’ası varsa,
Hakkın da bükülmez kolu dönmez yüzü vardır;
Göz yumma güneşten, ne kadar nuru kararsa.
Sönmez ebedi, her gecenin bir gündüzü vardır.
Elbet değil nasibi mezellet kadınlığın,
Elbet değil melekliğin ümmidi zulm ü şer,
Elbet sefil olursa kadın, alçalır beşer;
Lakin bu gün hep onlara â’id yığın yığın
Endişeler, kederler, eziyyetler, iğneler!
….
İnsan için nedir?… Evet, insan ki doğmadan
Ölmekle uğraşır, ve bu takdire katlanır,
Mâzide bir ta’ayyünü ha’iz midir?… Hayır.
…/…
Ölmek hayatı tazelemektir: Biz ölmesek
Efkâr ölür; hayât-ı beşer sahs-ı fikretin