İnsanlarla daha iyi başa çıkabilmek için, sabrımızı önce cansız nesneler üzerinde sınamamız gerekir. Cansız nesneler, mekanik veya fiziksel zorunluluklar nedeniyle bizim hareketlerimize direnç gösterir. Örneğin, sıkışmış bir kapı veya düşen bir obje gibi durumlar, sabrımızı zorlar. Bu tür nesnelere karşı sabırlı olmayı öğrenirsek, bu becerimizi insanlara da aktarabiliriz.İnsanlar bazen bizim için bir engel oluşturur, tıpkı cansız nesneler gibi. Ancak, onların davranışlarının da kendi doğalarından kaynaklandığını anlamak önemlidir. Bu yüzden, insanlara kızmak, yolda karşımıza çıkan bir taşa kızmak kadar anlamsızdır. Taşın doğası gereği yolda olduğunu kabul edip kızmak yerine, nasıl onu aşmamız gerektiğini düşünüyorsak, insanların davranışlarını da onların doğasının bir sonucu olarak görüp, hoşgörüyle yaklaşmalıyız. Bu yaklaşım, sabır ve hoşgörüyü daha da geliştirmemize yardımcı olur.
(Yaşam bilgeliği üzerine aforizmalar)