Doğal olan ‘süreç’tir. Ona, beşeri vakaların yüklenmesiyle ‘zaman’ üretilir. Demekki doğal olan sürece karşılık zaman, beşer yapısı bir veridir. İnançların, hayallerin, tasavvurların, umutların, nıhayet akıl ile mantığın, cansız ile canlı varolanlara ve yine insanın kendisine işlenmesi, bize ‘zaman’ı verir. Öyleyse insanın, hem kendine hem de hareket, süreç halindeki mekana kendini kazıması, işlemesi; yaşadığı mekan ile özünü bütünleştirmesiyle zamanı oluşturur. Görüldüğü gibi, zaman, insanın maddi, manevi yapıp etmelerinin tümü demek olan ‘kültür’ün hulasasıdır (Fr quintessence). Kişi, kültürü ancak başka insanlarla birarada oluşturabilir. Bu da bize ‘toplum’u verir. Şu halde zamansız kültür, kültürsüz toplum; toplumsuz kültür, kültürsüz de zaman düşünülemez.