Sanki kader ressamı, daima birbirine musallat olmak ve biri diğerinin pençesinden kurtulmamak üzere; vefa, ihanet ve intikam duygularının göz aldatıcı bir levha üzerinde top-anmasını istemişti. Vefayı, her türlü hüznü, her türlü talihsizliğiyle Dilaşub' da; hıyaneti, her türlü çirkinliği, her türlü akıbet tehlikesiyle Mehpeyker'de; intikamı, her türlü şiddeti, her türlü dehşetiyle Ali Bey'de temsil ettirmişti.
Sizinle olan ilişkimde pekala anladım ki,
insanın yılanla uyuşması kabil olamadığı gibi sadık bir karakterle düşük bir ahlak arasında da sürekli bir barışma doğması
mümkün olamayacak. Ben gönlümü verecek bir namus kucağı buldum.