İşte bu Haçlı istilası sonrası elli yedi yıllık Latin hâkimiyeti boyunca şehir çok kan kaybetmiştir. Küçülen bir devletin başkenti olduğu için de kendisini toparlayamamıştır. O yüzdendir ki, Ayasofya halkın ve ruhbanın özlemini çektiği eski ihtişamın sembolizmidir. Çünkü Katolik mezhebi Haçlılarla birliğin simgesi hâline gelmişti. Bunun nedeni sadece dinî sebepler ya da Ortodoks ve Katolik (ekănîm-i selâse) "trinity" üzerindeki yorum ayılığı değildi elbette. Şehir sakinleri için Katolik demek, Hıristiyan olmalarına rağmen bu şehri yağmalayan ve elli yedi yıl boyunca sömüren acımasız yağmacılardan başka bir şey değildi7° Bu nedenledir ki hem Bizans'ın son grandükü Notaras hem de Gennadius gibi halkın çok güvendiği ruhani liderler gibi Doğu Roma'nın önde gelen yöneticileri dahi imparatorun kilise birleştirici tutumuna ve katoliklerin yardım teklifine karşı “ Bu memlekette Frenk’in ekmeğindense Tük’ün kılıcını tercih ederiz” demişlerdir.