Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İstanbul'un fethiyle Türklük mevcudiyeti Avrupa âleminin zihninde iyice yer etmiştir. Zira Avrupa coğrafyasında Türkiye' nin yeri artık kalıcı bir hâl almıştır.
Türkçe konusundaki bu Türklüğe rağmen kimlik bilinci hâline gelmiş bir Türklük söz konusu değil... Bir kere kendisine Türk demiyor, öyle bir gayreti yok, başka ad koyuyor. Önce Müslüman demiş, sonra Osmanlı demiş. Osmanlılıkla Türklüğün kavgasını etmemiş, öbür etnik yapılarda ciddi olmayan folklorik bir ayrımlama vardır.
Osmanlı'ya baktığımızda şunu görüyoruz: O bir kere kolonyalizm nedir anlamaz. O bir devlettir işte, toprakları vardır. Sonra etnisite anlamında milletler nedir? Arnavut, Arap veya Hırvat. Osmanlı'nın kafasında öyle şeyler yoktur. İsim ve gözlem olarak vardır ve ayrılmaktadır lakin ciddi gözlemleme ve tetkik ile şekillenmiş, tasnif edilmiş değildir. Gerçi devlet dairelerinde Türkçe konuşulur. Osmanlı İmparatorluğu'nun kesintisiz bütün kayıtları, yazışmaları Türkçedir. Medresede Arapça okunur ama dil Türkçedir.