Tam 1 ayda bitirebilmişim, “john barleycorn” bunların kültüründe arpadan yapılan alkole aslında alkollü içeceklerin tümü için kullanılan bi kişiselleştirme dolayısıyla kitapta alkolle alakalı. Kitaba başlangıcı o dönemdeki amerikadaki alkol yasağı için yapılan oylamaya evet diyeceğini karısına söylemesiyle başlıyor, ki o dönemde kadınlara oy kullanma hakkının verilmesi içinde bir oylama yapılıyor ve kadınlara oy hakkı veriliyor, kadınlardan gelen büyük destek sayesinde alkolede yasak geliyor, london kitap boyunca alkolün kendine olan zararları ve üstinsan olarak bu zararlardan az şekilde etkilendiği (london kitapta çok sağlıklı, irade olarak kuvvetli olduğundan bahseder ama kuvvetli iradesi onu alkolden uzaklaştıramamış sağlıklı vücududa alkolün yıkımıyla erken yaşta iflas etmiş) normal insanlar için çok zararlı olacağı özellikle yeni nesil gençlerin alkolün yasaklanmasıyla bu illetten kökünden kurtulabileceğinden bahsediyor, döneminde bu kitabı antialkolcüler lobisi tarafından propaganda aracı olarak kullanılmış london lobiye katılıp kamuoyuna konuşmalarda yapmış ama sonuçta alkol yasağıyla beraber bu işin kaçakçılığına bağlı olarak çok büyük mafyalar türemiş, kullanımıda azalacağına artış göstermiş zaten çokta dayanamayıp 13 sene sonra yasağı kaldırmışlar burdan bakınca londonun tamamen yasaklanmasının kesin çözüm olacağı yönündeki görüşü insanın karmaşık doğası karşısında düz bir çıkarım olmuş. Tabii kitapta bunlardan bahsetmiyor, kitap kendinin gerçekten maceralı hayatı (o kadar öykü ve romanın kaynağının hayatı olduğunu ve okuduğum kitaplarındaki benzer noktalarından anlamış oldum) ve alkolle ilişkisi hakkında. Hayatının hiç bir noktasında alkolü sevmemiş, çoğunlukla zorunda kalarak içmiş(yaşadığı zamanda kendisine ikram edilen içkiyi içmemenin büyük ayıp