“İnsanın yeryüzüne gönderilmesi, bir ayrı düşme, bir ayrı kalmadır. Bu ayrılığın birliğe nasıl dönüşebileceği, ayrılık vehminin nasıl bir idrakle ortadan kaldırılacağını anmak, hatırlamak, zikretmek tasavvufun alanına girer. İnsan hatırlamak üzerine yaratılmıştır ki aslında hatırlayacağı kendisidir. Âlem hiçbir zaman boşluk kaldırmaz, sizin hatıranızda Hak yer almazsa muhakkak orayı başka güçler doldurur. Tevhidi, zikri Allah olanın yanına başka bir varlık yaklaşamaz çünkü O her şeyi kuşatmıştır.”