“İnsanın yeryüzüne gönderilmesi, bir ayrı düşme, bir ayrı kalmadır. Bu ayrılığın birliğe nasıl dönüşebileceği, ayrılık vehminin nasıl bir idrakle ortadan kaldırılacağını anmak, hatırlamak, zikretmek tasavvufun alanına girer. İnsan hatırlamak üzerine yaratılmıştır ki aslında hatırlayacağı kendisidir. Âlem hiçbir zaman boşluk kaldırmaz, sizin hatıranızda Hak yer almazsa muhakkak orayı başka güçler doldurur. Tevhidi, zikri Allah olanın yanına başka bir varlık yaklaşamaz çünkü O her şeyi kuşatmıştır.”
“Modern insanın en büyük problemi, tatmin problemidir. Hangi nesneyle ilgilenirse ilgilensin bir tatminsizlik, bütün ilgilendiği şeylerden bıkma ve o bıktığı şeylerden bir an evvel uzaklaşma söz konusu. İnsana asli ve değişmez olanın zevki tattırılmadığı ve insan, bu bozulan ve her gün değişen şeylere kendini bağladığı sürece bir müddet sonra psikolojik sıkıntılara girmeye başlayacaktır. Hâlbuki gerçek sebat varlığın kaynağındadır. O da Hak Teâlâ’dır.”
“İnsan neyi ararsa, neyi zikrederse, neyi telakki ederse o zikir, onda bir enerji vücuda getirir, bir mana hâsıl eder. Neyi arıyorsan osun sözünün bir anlamı da budur. Modern insanın anlamsızlığı, gayesizliği uluslararası bir projeymiş gibi gözüküyor. Genç kitleyi, dışardan birtakım etkilerle hayatın manasını düşünmeden yaşamaya sevk etmeye çalışan bir proje... “
Ne zaman bir şeye üzülsen, her şeyin evrenin doğasıyla uyum içinde meydana geldiğini; bir başkasının yanlışının senin değil, onu yapanın yanlışı olduğunu, olup biten her şeyin her zaman olmuş olduğunu, her zaman da olacağını, şu anda bile olmakta olduğunu unutuyorsun; her insanın tüm insan soyuyla nasıl yakın bir akrabalığının olduğunu, çünkü bunun bir kan ya da tohum bağı değil, zihin bağı olduğunu da unutuyorsun. Bundan başka, her insanın zihninin Tanrısal olduğunu, Tanrı'dan geldiğini; hiçbir şeyin hiç kimsenin olmadığını; çocuğunun, bedeninin hatta ruhunun bile Tanrı'dan geldiğini; her şeyin senin onu düşündüğün gibi olduğunu; her insanın yalnızca şu anda yaşadığını, yalnızca şu anı yitireceğini de unutuyorsun.