Yalanlamak ve reddetmek için okuma!
İnanmak ve her şeyi kabullenmek için de okuma!
Konuşmak ve nutuk çekmek için de okuma!
Tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için oku!
Belki de gökyüzü insanlardan uzak olduğu için bu kadar güzeldir.
Vatandaşlarının ancak yeteri kadar korkması halinde yasalara ve devlete saygılı olacaklarını ve vergilerini vereceklerini düşünür.Vatandaşların korkusunun sürekli olmasını salgılamaya çalışır. Bu Devlet benden korkun demez.Korkunun adını deyiştirir,saygı der. 'Devlete saygı gösterin' dediyi zaman vatandaşlar onun ne istediyini gayet iyi anlar.
"Bahçemizi ekip biçmeliyiz."
Saf bir genç olan Candide, şatodan kovulduktan sonra dünyayı gezmeye başlar. Yol boyunca savaşlar, depremler, salgın hastalıklar, işkenceler ve büyük haksızlıklarla karşılaşır.Yaşadığı her felaket, Candidenin "bu dünya en iyi dünyadır" inancını sarsar. İnsan kötülüğünü ve doğanın acımasızlığını gördükçe iyimserliği sorgulamaya başlar.
Yolculuğun sonunda İstanbula varan Candide, büyük felsefi tartışmaların boş olduğunu anlar. Gerçek mutluluğun ve huzurun, soyut teorilerle uğraşmak yerine çalışmakta ve "kendi bahçesini bakmakta" olduğunu fark eder.