Hiçbir aşk mükemmel değildi. Cade’e duyduğum aşkta her zaman bir ıssızlık olacağını düşünüyordum. Bir pişmanlık, hatta üzücü bir yan. Bana onu ne zamana kadar seveceğimi sorsanız cevabım gökyüzündeki yıldızlar kadar, kumsaldaki kumlar kadar olurdu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu sayfalar onları bu yanlıştan kurtaracaktı. Belki bir gün bu satırlar yayımlanacak olursa insanlar bu bahsedilen zihinsel çıkar üzerine derin düşünme eğilimi gösterecektir zira onların farkında olmadıkları tam da çekilen bu zihinsel acı gerçeğidir. Vücuda acı çektirmeden öldürebilmekte neredeyse başarılı oldular. Ah! Söz konusu tek şey buymuşçasına! Ruhsal acının yanında fiziksel acı nedir ki? Korku ve merhamet, yasalar böyle yapılmış! Birgün gelecek ve belki de bu hatıralar, bir sefilin son sırdaşları, onlara birazcık da olsa katkıda bulunmuş olacak…
Her ruh Tanrı’nın bilincindeydi, idam sehpası sadece cennetin bir sınırıydı. Ama bu büyük kalabalığın inanmadığı takdirde, tüm dünler limanlarımızda çürüyen ve bir zamanlar dünyaları keşfetmiş olan eski gemiler gibi, çürüyüp yozlaşma saldırısına uğramışken, o küçük çocuklar Tanrı ile dalga geçmeye başlamışken idam sehpasına hangi umutları koyabilirsiniz?
Ölüm iki şeyden biridir; ya tamamen hiçliktir, ki ölüm bir bilinçsizlik halidir ya da insanların dediği gibi ruhun bu dünyadan başka bir yere göçmesidir. Ölüm bir bilinçsizlikse, yeni uyuyanın düş görmediği bir uyku gibiyse o zaman ölüm iyi bir şeydir.