Aschenbach özeleştiriden usanmıştı artık; beğenileri, yaşının getirdiği ruh hali, onuru, olgunluğu ve geç eriştiği yalınlık, davranışlarının nedenlerini çözümlemekten ve bunları bir sonuca bağlamaktan onu alıkoyanın vicdanı mı, yoksa ihmalkârlık ve güçsüzlüğü mü olduğunu saptamaktan usanmıştı.
Bir bakış, bir gülüş, bir fikir değiş-tokuşuyla kolayla geçiştirilecek imgeler, algılar onu aşırı derecede meşgul eder, suskunluğunda derinleşir, önem kazanır; bir olay, bir serüven, bir heyecan olurlar. Yalnızlık özgünlüğü, o cesurca ve yadırgatıcı güzelliği, şiiri yaratır.