FATMA NUR YILDIRIM

7/10
·264 syf.··
2026 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 16:32
Yu Hua’nın daha önce Yaşamak kitabını okumuştum. Kitabın adı ve kapağı da dikkatimi çekince okumak istedim. Başlangıçta hikâye bana sıradan bir yoksulluk hikayesi gibi geldi. Xu Sanguan’ın geçinmek için kan satması dönemin zorluklarını gösteren bir şey diye düşünmüştüm. Spoiler~~ Ancak kitap ilerledikçe özellikle en büyük oğul Yile’nin yaşadıkları beni çok etkiledi. Yile’nin yıllarca babası bildiği adamın aslında öz babası olmadığını öğrenmesi ve bunun ardından bir anda dışlanması çok üzücüydü. Üstelik öz babasının da onu kabul etmemesi Yile’yi tam anlamıyla kimsesiz bıraktı. Beni en çok etkileyen sahne kıtlık zamanında geçen o erişte olayıydı. Xu Sanguan kan satıp para kazanıp ailesini restorana götürmek istiyor ama Yile’yi istemediğini açıkça söylüyor. Oysa Yile de aç o da sadece bir kase erişte yemek istiyor. Buna rağmen yalnız bırakılır. Daha da acısı ailesini bulamayınca öz babasına gider ve ondan erişte almasını ister fakat orada da itilip aşağılanır. Kimsenin ona bir kase erişteyi bile çok görmesi bir kişi için çok can yakıcı. Bu sahne yoksulluğun ötesinde bir sevgi ve kabul eksikliğini anlatır. Açlık burada sadece fiziksel değil duygusal bir açlığa da dönüşür. Yile’nin yaşadığı bu yalnızlık kitabın en unutulmaz anlarından biridir. Bir diğer etkileyen kısım da Yile hastalandığında Xu Sanguan’ın onu kurtarmak için günlerce çabalamadı kan satması başta kurduğu mesafeye rağmen aslında derin bir bağ olduğunu gösterdi. Bir zamanlar bir kase erişteyi çok gören bir adamın sonrasında öz oğlu bile olmayan bir çocuk için kendi bedenini tüketmesi romanın en etkileyici tarafıydı benim için. Spoiler~~ Sonuç olarak bu kitap benim için basit bir yoksulluk hikâyesinden çıkıp aidiyet, sevgi ve insanın içindeki değişim potansiyeli üzerine çok güzel bir örnek oldu. Özellikle
Kanını Satan AdamYu Hua · Jaguar Kitap · 20184,402 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kızıl Veba
7/10
·72 syf.··
2023 5. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2023 07:01
Kızıl Veba Jack London'un yazmış olduğu güzel kurgulanmış distopik bir roman. Kitapta anlatılanlarla COVID döneminde yaşadığımız bazı şeylerde benzerlikler gördüm. Kitap 2073 yılında dünyanın nasıl bir durumda olacağını distopik bir şekilde ele alıyor. Başkarakter 2013 yılındaki adıyla James Howard Smith bir edebiyat profesörü 2073 yılındaki adıyla Granser. Olayları Granserin torunlarına anlattığı hikayeden öğreniyoruz 60 yıl önce yaşanan kızıl veba adlı salgın sonucu dünya nüfusunun çoğunun yok olmasından bahsediyor. Öyle bir salgın ki bu hastalığa yakalananlar önce yüzleri kızıla dönüyor ve kısa süre içinde ölüyorlar ve çok bulaşıcı bir hastalık. Bu bana Corona'nın ilk zamanlarını hatırlattı. Hastalık bulaşan kişi en yakının dahi olsa ondan uzak durmak zorunda kalıyorsun. Ayrıca kitapta dikkatimi çeken bir diğer nokta yağmacılık yapan insanlar. Böyle bir salgın anında bile başkalarının eşyalarını gasp etmeye çalışan kötü insanların var olduğunu bilmek üzücü ne yazık ki benzer durumları şu zamanda da yaşıyoruz. Benim kitap konusunda şaşırdığım nokta kitabın 1912 yılında yazılmış olması. Yazar gerçekten büyük bir öngörüye sahipmiş. Beni çok etkileyen bir kitap oldu. Okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
İnsan ve Hayat
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma