Allah Teâlâ buyurdu ki: "Sana Kitabı indiren Allah'tır. O Kitap'ta, kitabın temeli olan muhkem âyetler vardır. Diğerleri ise müteşabihtir. Kalblerinde eğrilik olan kimseler fitne çıkarmak ve kendilerine göre yorumlamak için müteşabih âyetlere tabi olurlar" (Al-i İmran, 7), "Muhkem ayet gerek kendisine, gerekse diğer âyetlere istinad eden manası açık, dalalet ettiği hüküm zahir olan âyettir. Müteşabih âyet ise ne kendisi ne de başka bir âyette istinaden manası açık ve delalet ettiği hüküm zahir olmayan âyettir.
"Kalplerinde eğrilik olan kimseler... müteşabih âyetlere tabi olurlar." Yani, Kur'an'ın müteşabih âyetleri üzerinde akıl yürüterek mü'minleri şüpheye düşürürler. Tâbi oldukları bidatlara, bunları delil getirirler. Her bid'at fırkasında bu fiilin işlendiği görülebilir. Allah'ın kitabıyla kelimenin tam manasıyla oyun oynarlar ve cehaletlerini gizlemek için bu yaptıklarından destek alırlar. "Fitne çıkarmak" yani, insanları, dinleri hususunda fitneye düşürmek, akıllarını karıştırmak ve aralarını bozmak için müteşabih âyetlere başvururlar. "Kendilerine göre yorumlamak" yani bozuk mezheblerine uygun düşecek şekilde âyetleri arzu ettikleri gibi tevil etmek isterler.