Kelimelerin dansına şahit oldunuz mu?
Kelimelerin satırlarda kalmayıp sizi büyülü bir dünyaya çektiği muhteşem bir eser. Nerede okuduğunuz önemli değil bazen bir tarla yolunda buluyorsunuz kendinizi bazen de tozlu bir köy evinde. Öykülerin içine girip kimi zaman kahramanın omzuna elinizi koyup 'bunlar da geçecek' demek isteyeceğiniz, kimi zaman karşısına geçip 'yaptıkların yanlış' demek isteyeceğiniz türden sizi içine çekiyor. Hayata küçük bir ara verip öykülerin gölgesinde dinlenmek isteyenlerin kesinlikle uğraması gereken bir yer.
Hatice İbiş
Doğu Türkistan; Büyük Türkistan'ın en doğusu Çin'in ise en batısı, zülmün çığlıklarının taş duvarlar arasında bastırıldığı insanlarının tek suçunun Türk olmak, Müslüman olmak olduğu ülke. Vahşetin maskelendiği coğrafya. Oğuz Ata'nın mirası Ata yurdumuz.
Çin tarafından sistematik bir biçimde yapılan zulmün tanıklar ve belgeler ile anlatıldığı, bir halkın nasıl asimile edilmeye çalışıldığını olabildiğince açık dile getirildiği bir çalışma. Konu çok detaya inmeden ele alınmış olsa da daha detaylı bir okuma için iyi bir başlangıç noktası. Herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.
Ancak unutulmaması gereken en önemli nokta sadece zulmün muhattabının değil bizlerin de vermesi gereken büyük mücadele olduğudur. Bizler sadece üzülüp hayatımıza devam edemeyiz elimizden ne geliyorsa yapmalıyız. Bunu nasıl yapacağımızın ufakta olsa cevabını kitapta bulabiliriz.
Geçmişten günümüze verilen mücadeleleri unutmamak için dünü iyi bilmeli ve bugünü iyi anlamalıyız. Doğu Türkistan toprakları uzun yıllardır mücadelenin merkezi haline gelmiştir. Bir tarafından Rus saldırısı, diğer tarafından Çin ve Moğol saldırılarıyla mücadele etmiş ama asla pes etmemiş ve vazgeçmemiştir. Osman Batur, Abdülhakim Mahsum Hacı, Alihan Töre, İsa Yusuf Alptekin, Dilşad Hatun, Canım Han Hacı gibi nice kahramanlar Türk'ün baş eğmezliğini gösterircesine her dönemde soylu mücadelerini sürdürmüştür.