Çok basit bir isim gibi gelse de öteki kavramı aslında çok derin bir yerden geliyor. Dostoyevski kitabına bu ismi seçerken eminim çok derin anlamlar içersin de insanlar vayy ne derin bir anlamı var desin diye koymamıştır. İlgi çekici ve okuru çeken bir ismi yok kitabın hatta kahramanımızın bile ilgi çekici tarafı yok. Bizi öteki ile tanıştıranda kahramanımızın ilgili çekici olmayan tarafı. Ben basit bir adamım dolambaçlı yollara sapmam düzgün açık yollarda yürürüm. İmalı sözlerden hoşlanmam, ikiyüzlülüğe tenezzül etmem. İftiradan ve dedikodudan tiksinirim. Dalkavukluk yapamam. Ve kitapta geçen o ikonik cümle “maskeyi sadece maskeli balolarda takarım” kahramanımız işte tamda böyle biri.
Sevgili okur içinden geçenleri tahmin edebiliyorum bu adam baya ezik diyorsun. Tamda öyle kendini de öyle tanımlıyor zaten pek önemli biri değilim bundan da hiç pişmanlık duymuyorum diyor. Çevresi de ona öyle bakıyor. İş yerinde ki insanlar hatta hizmetçiler bile onu pek dikkate almıyor. Bu beni şaşırtmıyor çünkü insan kendini hangi kelimelerle tanımlarsa çevresi de zaten öyle tanımlar ve ona göre muamele eder. İnsanlar dünden hazır bu duruma…
Fakat sevgili okur ben kahramanımızı ezik olarak tanımlamıyorum evet belki biraz hatta biraz değil fazla kendini eleştiren fazla içine içine konuşan ve hakkını savunamayan biri ama çevresinde ki insanlardan farklı nasıl mı onlar gibi ağzına geleni söylemiyor içinden konuşup meseleyi kendi içinde halletmenin peşinde. Direk yargısız infaz yapmıyor. Gürültüyle değil konuşarak meseleleri halletmeye çalışıyor.Aslında normal biri ama bu dünya böyle olunca ezik deniyor. Hatta kitapta bahsettiği üzere bir akıl hastanesine götürülüyor. Ne acı…
Doktoru ona kitabın başlarında gez eğlen takma kafana diyor. Doktor adı geçmese bu tavsiyeyi sokaktan her