İmkansızlık kelimesi bu kitapta anlamını yitiriyor. Mustafa Güzelgöz'ün yaptıkları, gerçekleştirdiği düşleri bizlere de umut oldu. Bu düşler o zaman ki yoksulluk mücadelesinde gerçekleşiyorsa şuanda imkansızlıktan bahsetmek haksızlık olur. Bir insan pekala kitaplarla da sevgi bağı kurabilirmiş. Mustafa Güzelgöz insanları farkında olmadığı bu sevgi ile tanıştırıyor. Ülkemizi, insanlarımızı ayınlatmayı kendine vazife bilen ve bunun ancak kitaplarla olacağını kanıtlarıyla okuyabileceğimiz bir kitap.. Bir kütüphane kurmak herkesin aklına gelebilir fakat kitapları, eşek aracılığıyla okuyucusu ile buluşturmak kimin aklına gelir?
Mustafa Güzelgöz kitapları sevdiği kadar ailesini, Anadolu türkülerini, yurdum insanını da seviyor ve bize bu sevgiyi içten duygularla hissettiriyor. Tabi Güzelgöz'ün yaptıklarına karşıt bir de Türkiye'nin gerçekleri var. Her dönem politika yurdum insanının önünü kesecek mutlak bir neden buluyor. Bu zorluklara karşı ülkemizde daha nice Mustafa Güzelgözlerin yetişmesi dileğiyle..