Fatma Gül ⠀ོ

Fatma Gül ⠀ོ
@Fatmadak
5/10
·368 syf.··
2023 74. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2023 16:15
İnsanoğlu artık yeşile olan aşkını ilan etmiş durumda. Ancak bu tutkunun kaynağı, gözlerini doğaya çevirdiği ve içini açtığı iddialarıyla alakalı değil. Kafasını kaldırıp baktığı doğa içini açıyor diye mi? Hayır. Ağaçlar, onlara hayat fısıldıyor diye mi bu sevgi doğdu? Hiç değil. Benim en çok sevmeye çalıştığım, acımasız insanoğlunun ise en sevdiği renk. Ağaçlardan, doğadan ya da ormandan değil, bu sevginin kaynağı. Paradan. Evet, yeşilin gücü tam olarak buradan geliyor, sadece... Paradan. Yeşil, insanoğlunun doyumsuz hırsının, ihtirasının ve zenginlik arzusunun sembolüdür. Ahlaki değerler geri planda kalırken, insanoğlu kör bir şekilde yeşilin peşinden koşar. Yeşilin cazibesi onları hipnotize eder, etraflarındaki yıkımı fark etmelerini engeller. 21. yüzyıldayız, insanlığın en karanlık çağındayız. İnsan gücü keşfetmek için attığı her adımda yeni bir kadim dost buldu kendine: Para. Daha önce hiç görülmemiş bu çağda, açgözlülüğün zirvesindeyiz. İnsanlar, hırs ve ihtiraslarının kölesi oldular. Para, insanların gözlerini kör etti, kalplerini donattı ve vicdanlarını susturdu. İnsanlar, insanlık onurunu, ahlaki değerleri ve doğanın kutsallığını hiçe saydı. Para, her şeyin ölçüsü haline geldi, insanları kontrol eden, onları iyi niyetlerinden ve vicdanlarından uzaklaştıran bir güce dönüştü. Çıkarları uğruna her şeyi yapmaya hazır hale getirdi. Para, güç, prestij ve lüks arayışı, insanların kalplerindeki ışığı söndürdü. Açıp da okuyan kaldı mı gerçekten Tanrı'nın kutsal kitaplarını, kelimelerini, cümlelerini ya da emirlerini? Tanrı'yı arayan kaldı mı bu günlerde? Friedrich Nietzsche duyurmadı mı onun cenazesini herkese, bundan neredeyse bir yüzyıl önce? Acımasızlığı kendine kadim dost yapan insan müsveddelerinin görmek istediği tek şey yeşil bir kağıdın üzerine
27
Sessiz BaharRachel Carson · Palme Yayıncılık · 2011192 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kendin olarak var olmana önem verildiğini hissetmek sağlıklı ilişkinin vazgeçilmezidir. Birinin eksiğini, ihtiyacını karşılamak için değil, yaşam dansı için berabersiniz. Zamanla müziğin türü ve ritmi değişir ama dans daha derin bir anlam kazanarak devam eder.
Sayfa 145 - Kronik Kitap
Kitap Alıntısı
Kitap okumalı, gürül gürül. Okuma yazma gibi var mı?
Sayfa 370 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Abartılan Efsane: Atatürk
10/10
·544 syf.·
Beğendi
·
2022 279. kitabı
Arkadaşlar selam. Uzun bir süre oldu, sanırım 1.5 yıldır inceleme yapmıyorum. Bunun sebebi zorlu bir dönemden geçtim, kafa olarak iyi değildim; yeni yeni toparlanabildim. Aklımdan inceleme fikri geçmiyordu, ancak son zamanlarda yazdığım bazı incelemelerden çok güzel dönütler aldım, kenarda köşede yazdığım bazı lakırtıların okurlar tarafından incelenip geri dönüt verilmesi ve benim laf safsatalarımın birilerinin işine yaraması beni çok mutlu etti ve devam etmek istedim. Yakında wattpad kitapları hakkında da inceleme yapacağım, çünkü prim lazım. Gereksiz duygusallık yeter, başlayalım? Atatürk'ü sevmeyen bir çevrede doğdum büyüdüm. Hiçbir zaman sevilebilecek şekilde büyütülmedim. Atatürk benim için; alkol içen, aklı yerinde olmayan, dindar olana muhalefet olan ve ülkemizde çoğu diziler gibi abartılan bir kişilikti sadece. Tabi ki hiçbir zaman araştırma gereği duymadım, en yakın arkadaşlarım desteklemiyor; içki içiyor diyorlar ya. Sizce bunun üstüne herhangi bir laf söylenebilir mi? ve 11 yaşındalar, bilgileri tam tabi ki. Kendi kendime devam ettim, kafamda büyütmem gerekiyor ya. Nefretimi arttırdım. Ders kitaplarından resimlerini yırttım, 10 Kasım'da Saygı Duruşu esnasında sınıfta saklandım, hiçbir İnkılap dersini dinlemedim ve Atatürk'ü seven tüm insanlarla aramı açtım. Düşünebiliyor musunuz? Ne kadar korkunç, her şeyden önce insanlara herhangi bir saygım yok. 13 yaşındaydım. İnternette geziniyor, kendimce zaman geçiriyor, Youtube yorumlarında gelene geçene salça oluyordum. Anlayacağınız tam bir ergen primatı. Önüme şu bilgi düştü: Atatürk 3997 kitap okumuş ve bu kitaplar arasında en sevdiği kitap Çalıkuşu. O kadar çok seviyormuş ki, cephede o kadar insan savaşırken gece yarısı kalan az vaktini bu kitaba adayacak kadar. Tabi ki inanmadım, 3997 kitap okuyan bir
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,5bin okunma
-Çocuklara sonuna kadar bir şeyler anlat, ama mutlaka daha fazlasını sorarlar :Peki, neden? -Çocuklar yegane cesur filozoflardır ve cesur filozoflar mutlaka tıpkı çocuklar gibi her zaman daha fazlasını sormalıdır.
Sayfa 155