Purdue Universitesi'nden araştırmacı Newby, farklı sınıflara giriyor ve öğretmenlerin ders sırasında çocuklarla ilişkisini gözlemliyor.
Öğretmenlerin özellikle sınıfı yönetme biçimine bakıyor. Sınıflar, sınıf yönetimi açısından öğretmenin çocuklara baskı yaptığı veya onlara özerklik verdiği olmak üzere ikiye ayrılır. Baskı yapan öğretmen, bilgiyi kesin olarak görür ve kendi görevini bilgiyi aktarmak olarak tanımlar. Doğal olarak bu öğretmenler anlatıma dayalı bir ders işler.
Çocuklar da sıkılır. Sıkılan çocuk da yerinde duramaz. Hareket eder veya arkadaşıyla sohbet etmek ister. Öğretmen de susturmak için onlara baskı uygular ve otoriter davranır. Böyleleri, "otoriter" öğretmenlerdir. Özerklik verenler ise, bilgiyi öznel ve çocukları da birey olarak kabul eder. Bu öğretmenler görevini bilgiyi aktarmak değil, çocuklara düşünmeyi öğretmek olarak gördüğünden, çocuklar sınıfta oturup, sıkıcı bir şekilde dersi dinlemez. Özerklik veren öğretmenin sınıfında keşfetme ve tartışma vardır. Çocukların fikirlerine değer veren böyleleri "demokratik" öğretmendir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çocuk ödevi araç olarak gördüğü için ona olan ilgisi azalır aslında araç olarak bile görmez. Daha da kötüsü çocuğun ödevi
engel olarak görmesine neden oluruz. Çünkü ödev, çocuğun bilgisayara ulaşmasını engeller. Çocuğunuza ödülle iş yaptırmak istediğinizde, çocuk o işi engel olarak görecek ve yapmasını istediğiniz işten soğuyacaktır. Yemeğini yersen, tatlı yiyebilirsin, dediğiniz an, çocuğu yemekten soğutursunuz.
Hatta DNA'nın yapısını bulan Prof. Watson, Nobel ödülü aldıktan sonra çok az bilimsel araştırma yaptığını söylüyor. İnanabiliyor musunuz? İç motivasyonu en yüksek olan bilim insanları bile, ödülden sonra araştırmaya daha az ilgi duyuyor. Ödül, iç motivasyon için işte bu kadar zararlı. Ödülün kendisi sürdürülebilir bir motivasyon kaynağı yaratmadığı gibi, halihazırda var olan iç motivasyonu da öldürür.