Kur’ân’ı düşünerek okumak, kalbin düzelmesinin temelidir. Bunun için İbn Mesud (ra) şöyle demiştir: “ Kur’ân’ı şiir okur gibi hızlı hızlı okumayın, çürük hurma gibi dağıtıp saçmayın. İbret verici ayetlerin üzerinde durun ve kalplerinizi onunla harekete geçirin. Hiçbirinizin gayesi, sûreyi bitirmek olmasın!
Okuyuşa dilin, aklın ve kalbin ortak olmasıdır. Dilin okuyuştaki nasibi, harfleri tertil üzere doğru şekilde okumak.
Aklın nasibi, anlamlari yorumlamak.
Kalbin nasibi ise, söylenenlerden nasihat almak, etkilenmek ve boyun eğmektir.
Dolayısıyla dil tertil üzere okur, akıl tercüme eder ve kalp ibret alır..
Bir insanın ilişkileri anne babasıyla başlar. Bu öylesi bir beraberliktir ki, bıraktığı izlerin bazıları yaşam boyu varlığını sürdürebilir ve yetişkin insanın dünyasını algılama biçimini etkileyebilir..