Nasıl işlediğini, neyin yapılması ya da yapılmaması gerektiğini anlatmak için elle yazılıp kapıya veya ürünlere yapıştırılmış bir kağıt görüyorsanız, baktığınız kötü bir tasarımdır.
Bir kitap ayracını düşünün; okunan kitabın neresinde kalındığını belirtmek için özellikle konmuş bir imleyen. Ancak konduğu yer ne kadar bölüm kaldığını da gösterdiği için kitapların fiziksel yapısı, kitap ayracını bir rastlantısal imleyen de yapar. Çoğu okur, bu rastlantısal imleyeni okuma süreçlerinin bir parçası haline getirmeyi öğrenmiştir. Birkaç sayfa kalmışsa kitabın sonuna yaklaştığını anlarız.
Büyük tasarımcılar, zevk veren deneyimler üretir. Deneyim:Bu sözcüğe dikkat edin. Mühendisler, bu sözcükten pek hoşlanmaz; fazla özneldirler. Ama en beğendikleri otomobil ya da test ekipmanını sorduğumda onun estetik kalitesini, hızlanırken verdiği güç duygusunu, vites veya direksiyon sisteminin kolay deneylenirliğini ya da göstergelerindeki düğme ve anahtarların verdiği mükemmel hissi anlatırken hoşnut bir biçimde gülümserler. Bunlar deneyimdir.