Fatma Yeşil

Hayatın içine çekemediği, hayatı içine çeken o nadir insanlardan olmak istiyorum. Kafası dağılmayan, dalıp gitmeyen. Önündeki o büyülü berraklığa onu çizecek, avucunu daldırıp içecek kadar yakın. Yakından da yakın. Hani şu meşhur ‘bir dahaki sefer’ yok yani. Sefer bu sefer. Nereye gidiyorsan, ne görüyorsan, yanında kim varsa, ne oluyorsa, tek sefer.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eğer isteklerimizin gerçekleşebileceğine duygusal olarak ikna olmadan olumlamaları sürekli kendi kendimize tekrar edersek ya da isteklerimizi zihnimizde imgelersek gerçek duygu merkezimiz olan kalp yerine sadece beynimiz elektromanyetik dalgalar yayacaktır. Kalbimiz ise 5000kat daha güçlü şekilde dünyaya gerçek inançlarımızı, yani çoğunlukla şüphelerimizi ve korkularımızı yayacaktır. Sonuç açıktır: Sadece tüm kalbimizle inandığımız şeyler tam anlamıyla gerçekleşecektir.
Sayfa 23·Kitabı okuyor
“İnsanlar yarım santimlik bir matkap satın almak istemiyor. İstedikleri yarım santimlik bir delik!”
Nasıl işlediğini, neyin yapılması ya da yapılmaması gerektiğini anlatmak için elle yazılıp kapıya veya ürünlere yapıştırılmış bir kağıt görüyorsanız, baktığınız kötü bir tasarımdır.
Bir kitap ayracını düşünün; okunan kitabın neresinde kalındığını belirtmek için özellikle konmuş bir imleyen. Ancak konduğu yer ne kadar bölüm kaldığını da gösterdiği için kitapların fiziksel yapısı, kitap ayracını bir rastlantısal imleyen de yapar. Çoğu okur, bu rastlantısal imleyeni okuma süreçlerinin bir parçası haline getirmeyi öğrenmiştir. Birkaç sayfa kalmışsa kitabın sonuna yaklaştığını anlarız.