Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yaptıklarına üzüldüklerimin, yokluklarına üzülmeyi
Elalem ne der diye kulaklarımı yormak yerine,
Can kulağıyla kendimi dinlemeyi,
Tezek bile toprağa katıldığında bir fayda sağlarken,
Oksijen tüketmekten başka mesaisi olmayanlardan uzak yürümeyi,
İnsanların ne istediklerini bilmeyen yanlarıyla savaşmak yerine,
Kendimle barış içinde yaşayabilmeyi, olduğum beni güzelleştirmeyi, eğitmeyi, geliştirmeyi, sevmeyi,
Yoğurt katsan cacık olmayacak insanlar için paşa günlümü artık hiç üzmemeyi,
Sallama insanlar yerine, demleme insanlarla zaman geçirmeyi tercih ettiğimden beri acımıyor canım…
Mutsuzluktan utanan bir toplum yarattık elbirliğiyle. Bize şükretmeyi unutturan acılara isyan ederken günaha giriyoruz sandık. Zorluklarla başı dik mücadele edebildiğimizi kanıtlayabilmek için sahte mutlulukların fotoğrafını çekip instagrama attık. Güçlü durmak, mutlu olmaktan daha önemliydi artık. Kendimize dibine kadar yaşanamayan mutsuzluktan kalıcı travmalar yarattık. Çünkü mutsuz insanların sevilmeyeceğine inandık. Oysaki en başta ortada sevgi kalmadığı için mutsuzlaşmıştık. Sahte mutluluktan güzeldir gerçek mutsuzluk. Kaçtığın ve korktuğum duyguya gülümsemektir asıl olgunluk. Unutmayın, biz aslında kederi bile severken olgunlaştık…
Fikrimin yönettiği can sıkıcı gönlümde aşka dair inanç gitgide yok oluyor. Nasıl olmasın? Güzel sevmeyi, güzel unutturuyor zaman. Yaş almak, en çok kusursuz ve hesapsız sevdaları vuruyor…