"Cafiye yanına gelinceye kadar eğdiği başını kaldıramayan İrağbet, bir an onun yüzüne bakma cesareti buldu. Aynı göz, aynı bakış! Aynı ses, aynı yüz! Daha fazla bakamadı. Başını tekrar eğdi. Oysa doya doya bakmayı ne çok isterdi! Hiç mi değişmezdi insan? Ta ciğerinde hissettiği küllenmiş ateşi bir insan nasıl bu kadar çabuk harlayabilirdi? İrağbet, işte o an anladı aradan yıllar geçse de gerçek sevginin hiçbir şekilde sönmeyeceğini!"