Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir.
(Spoiler içerir!)
Normal(!), sıradan (!) olmayan, olamayışın çıkmazında sırtı yüklü, yüzü yerde kambur bir insanın değil, kambur bir kişinin hikayesi!
Düşleri dahi ol(a)mayan; hiçlikte yaşayıp bir an önce sonsuz hiçliğe kavuşmak için, varlığı yok etme çabasında önce yokluğu var edip sonra yok etmek arzusu taşıyan kambur : sevgi, değer hissini batlayarak gerçeği gizlemeye çalışsada inkar ettiği kabul ettiğidir aslında. Bizden biri gibi görmediğimiz, defolu, çürük, hastalıklı, bulaşıcı vb imgelerimizde yer eden bizden birini, yazar kısa, net, çarpıcı ve hicivli anlatırken araya aforizmalar da eklemiş. Sıradan bir roman akışı değil, adeta iç ses dinletisi, haykırış... Aklı kamburlu insanların algılayamayacağı mizah yüklü bir kitap.
"Akıl ideale varamayınca hicve varıyor" S.8
"Akıl hiçbir yere varamayınca, duvara yazı olur." S.8
"Bir cümle söyleyebilmek için -o da çoğu kez yalan- koca kitaplar yazılıyordu. En azından kapaklarına 'Bu kitap billmemkaçıncı sayfadaki o sarsakça cümleyi söyleyebilmek için yazılmıştır" diye bir not düşülebilirdi. Böyle olmayınca, kitabın anlatmak istediği saçmalık yüzlerce sayfanın arkasına gizleniyor; ne yazan ne de okuyan, bunca kalabalığın arasında aradığını bulabiliyordu." S.9
"Anı diyorum ya; benim hiç anım yok. Gerçekten yok. Olmalı mı? Şart mı? Bir şey uyduramaz mıyım?" S.12
"Unutamamak değil, unutmaktır acı olan." S.12
"Ama asıl istediğim aranmak, bulunmak, neden böyle bir şey yaptığımın, neden yalnız kalmak istediğimin sorulmasıydı. Kalabalık, bana yakın bir kalabalık bulabilmek umuduyla, uzak kalabalıklardan ıssızlıklara kaçardım." S.12
"Tanrı beni bu şekilde yaratıp dünyaya gönderiverdi; ama,